• Mercedes-Benz Türk Yetkili Satıcıları ve Servisleri Derneği
Menü
Tüm Haberler
Hindistan
Çiçek açan hayaller
Avani Rai, Mumbai’de yaşıyor; fotoğrafçı, sinema yapımcısı ve sanatçı olarak çalışıyor. Kısa filmler ve belgeseller çekiyor, ayrıca fotoğraf denemeleri ve moda dizileri yayınlıyor. Raghu Rai: An Unframed Portrait (2017) adlı belgeseli, uluslararası festivallerde izleyicilerle buluştu. Belgeselde, Avani Rai ve babası Hindistan’da fotoğrafçı olarak geçirdikleri 50 yılı ele alıyor.

Dadar West bölgesindeki çiçek pazarlarının yakınında EQS’i durduruyoruz. Burada sabahın erken saatlerinde açılan çok sayıda küçük dükkân bulunuyor. Pazardan biraz çiçek satın alıyoruz ve Hint geleneğine uygun şekilde EQS'i çiçeklerle süslüyoruz. Araçlar müşterilere teslim edildiğinde veya hediye olarak verildiğinde, araçları çiçeklerle süslemek ve taçlandırmak âdettendir. Buradaki renkler, pazarda satışa sunulan çiçeklerin renkleri kadar canlı. Yaşlı bir kadın çiçekleri şık bir çiçek demeti şeklinde derlerken hünerli sanatının inceliklerini anlatıyor. İç içe geçmiş gümüş kurdeleler, yarattığı esere fütüristik bir hava katıyor, oysa çiçek pazarının kökleri Hint kültürüne dayanıyor. Hindistan alt kıtasında çiçekler son derece sembolik bir anlama sahiptir. Örneğin, güller sevgi, güzellik ve saflığı sembolize eder. Kadife çiçeği ise neşe, bolluk, bereket ve geleneğin sembolüdür.

Mercedes-Benz Dergisi için şehirde yaptığımız her keşiften bahsettiğimizde, insanların gözleri EQS’e yöneliyor, heyecanlı tepkiler veriyorlar ve meraklı bakışları gözümüzden kaçmıyor. Mercedes-Benz, Hindistan'da son derece saygı duyulan bir markadır ve şirket 1994 yılından beri Pune'de otomobil üretmektedir. Mumbai sokaklarında dolaşırken, GLB’den Mercedes-Maybach S-Serisi ve EQS’e kadar birçok Mercedes-Benz modelinin yanından geçiyoruz. Shanghai'da bulunan Hurun Araştırma Enstitüsü tarafından yakın zamanda gerçekleştirilen bir çalışma, Mumbai'nin 2024 yılının başından beri Asya'nın yeni milyarder başkenti olduğunu ortaya koydu. Bunun yanında, Hindistan’ın resmî başkenti Yeni Delhi bir idare merkezi olarak bilinirken, ülkenin nabzı daha güneyde kalan Mumbai’de atıyor. Mumbai, mutluluğu arayanların, iddialı hedefleri ve büyük hayalleri olan insanların kendi hayallerini gerçekleştirmeleri için fırsatlar sunan bir yer. Tıpkı burada çekilen filmlerde olduğu gibi.
Devamı
Mercedes-AMG GT 43 Coupe
Yeni Mercedes-AMG GT 43 Coupé Türkiye’de
Performans ve tasarımın kusursuz buluşması: Yeni Mercedes-AMG GT 43 Coupé Türkiye’de

·  AMG 2.0 litrelik turbo motor, 310 kW (421 hp) güç ve anında tepki

· Arkadan itiş ve ideal ağırlık dağılımı sayesinde dinamik sürüş sunuyor

· Zarif dış tasarımda fark yaratan detaylar

Mercedes-AMG, yeni AMG GT Coupé portföyünü AMG GT 43 (kombine enerji tüketimi 10,3 l/100 km, kombine CO2 emisyonu 235 g/km, CO2 sınıfı G)[1] ile genişletiyor. Ön aksta nispeten hafif dört silindirli bir motorun ve saf arkadan itişin birleşimi, bu yeni modeli son derece dinamik bir yol tutuşu ve bolca sürüş keyfi sunan adeta bir viraj ustası haline getiriyor.

AMG 2.0 litrelik turbo motor 310 kW (421 hp) güç ve 500 Nm maksimum tork üretiyor. Onu daha özel kılan ise Formula 1™'de kullanılan bir teknoloji olan elektrikli egzoz gazı turboşarjı. Bu şarj şekli, tüm hız aralığında özellikle kendiliğinden olan tepkileri garanti ediyor. Yeni AMG GT 43 daha dinamik bir sürüş deneyimi sunarken aynı zamanda daha yüksek verimlilik sağlıyor. Turboşarj, kayış tahrikli marş jeneratörünü de besleyen 48 voltluk yerleşik elektrik sistemi üzerinden çalıştırılıyor. Bu kısaca 10 kW'lık (14 hp) ek bir destek sağlıyor. İkinci nesil, 48 voltluk yerleşik elektrik sisteminde mild hibrit olarak da çalışıyor. Bu da performanstaki geçici artışa ek olarak, daha fazla verimlilik için süzülme ve reküperasyon gibi işlevleri de mümkün kılıyor. Start-stop ve coasting fonksiyonları arasındaki geçişler neredeyse hissedilmediğinden yolculuk konforu da artırıyor.

Üstün performansıyla öne çıkan AMG GT 43 0’dan 100 km/s hıza 4,6 saniyede ulaşırken en yüksek hızı 280 km/s.

Elektrikli egzoz gazı turboşarjı, motor tepkisini iyileştiriyor

AMG GT 43’te bulunan AMG 2.0 litrelik dört silindirli turbo motor, maksimum 310 kW (421 hp) gücüne 6.750 rpm’de ulaşıyor. Motorun 500 Nm maksimum torku, 3.250 ile 5.000 rpm aralığında sunuluyor. Duruma bağlı olarak, kayış tahrikli marş jeneratörü (RSG) aracılığıyla 10 kW (14 hp) kısa süreli ek güç sağlanabiliyor.

Elektrikli egzoz gazı turboşarjının çalışma prensibi Mercedes-AMG Petronas F1 Takımı tarafından da kullanılan teknolojiye dayanıyor. Yaklaşık dört santimetrelik dar bir elektrik motoru doğrudan turboşarjın şaftına, egzoz tarafındaki türbin çarkı ile temiz hava tarafındaki kompresör çarkı arasına entegre edilirken elektronik olarak kontrol edilen bu motor doğrudan turboşarjın şaftını harekete geçiriyor. Böylece egzoz gazı akışı geleneksel tahriki devralmadan önce kompresör çarkını hızlandırıyor.

Bu, rölanti devrinden itibaren ve tüm hız aralıklarında tepki davranışını önemli ölçüde iyileştiriyor. İçten yanmalı motor, gaz pedalı komutlarına daha da fazla kendiliğinden tepki verirken daha dinamik bir sürüş deneyimini sunuyor. Buna ek olarak, turboşarjın elektrifikasyonu düşük hızlarda daha yüksek tork sağlıyor. Bu da çevikliği artırırken aynı zamanda sıfırdan hızlanmasını da optimize ediyor. Sürücü gaz pedalını bıraktığında veya frene bastığında bile e-turboşarj teknolojisi takviye basıncını her zaman koruyor.

Islak kavramalı ve arkadan itişli AMG SPEEDSHIFT MCT 9G şanzıman

AMG SPEEDSHIFT MCT 9G şanzımanda tork konvertörünün yerini ıslak kavrama alır. Bu, ağırlığı azaltırken, daha düşük kütlesel atalet sayesinde özellikle ani hızlanmalarda ve yük değişimlerinde gaz pedalı komutlarına verilen tepkiyi optimize ediyor. Titizlikle ayarlanmış yazılım, hızlı vites düşürme ve kısa geçiş süreleri sağlıyor. Ayrıca, “Sport” ve “Sport+” sürüş programlarındaki çift debriyaj fonksiyonu özellikle duygusal bir vites değiştirme deneyimi sunuyor. Ayrıca, durma noktasından optimum hızlanmayı garantileyen RACE START fonksiyonu da uygulanıyor.

Altı sürüş programı ve AMG DYNAMICS: konfordan dinamizme

Beş AMG DYNAMIC SELECT sürüş programı ‘Smooth’, ‘Comfort’, ‘Sport’, ‘Sport +’ ve ‘Individual’ ile isteğe bağlı olarak AMG DYNAMIC PLUS paketinde bulunan ‘RACE’, konforlu veya dinamik sürüşe kadar birçok seçenek sunuyor. AMG GT 43’ün bireysel sürüş programları, istenilen koşullara uyarlanmış, özelleştirilmiş bir AMG sürüş deneyimi sağlıyor. AMG DYNAMIC SELECT sürüş programlarının bir parçası olarak GT modelleri de AMG DYNAMICS özelliğine sahip. Bu entegre araç dinamiği kontrolü, ESP®'nin dengeleyici işlevlerini direksiyon karakteristik eğrisinde ve ek ESP® işlevlerinde çevik müdahalelerle genişletiyor. Örneğin dinamik bir şekilde viraj alırken, iç arka tekerleğe uygulanan kısa bir fren müdahalesi, dikey eksen etrafında tanımlanmış bir savrulma momenti yaratarak anlık ve hassas bir direksiyon hakimiyeti sağlıyor.

Dış tasarımda fark yaratan yeni AMG GT 43

AMG GT 43'ün dış tasarımı, AMG ailesinin geri kalanından pek çok ayrıntıyla farklılaşıyor. Aracın etrafı boyunca büyük hava girişlerine sahip yeni tasarlanmış ön tampon özellikle dikkat çekici. Daha dar ön ve arka çamurluklar zarif bir görünüm kazandırıyor. Ön çamurluklar için yeni bir süsleme parçası da bulunurken arka kısımda sağ ve solda yuvarlak çift egzoz çıkışları yer alıyor.

AMG GT gövde şeklinin karakteristik özellikleri arasında uzun dingil mesafesi, uzun kaput, dik eğimli ön cama sahip arka koltuk yolcu bölmesi ve güçlü arka kısım yer alıyor. Bu da karakteristik GT oranlarını ortaya çıkarıyor. Dış kaplamayla aynı hizada olan tekerleklerle birlikte coupé'ye güçlü ve dinamik bir görünüm kazandırıyor. AMG GT 43 standart olarak 20 inçlik hafif alaşım jantlarla sunuluyor. Opsiyonel olarak 20 inç çaplı diğer varyantlar da mevcuttur. Ayrıca 21 inç ölçülerinde dövme jantlar da bulunuyor.

AMG GT donanım yelpazesi: Kendine özgü bir görünüm

AMG GT 43, kapsamlı standart donanımının yanı sıra mevcut birçok ek seçenekle, farklı zevklere yönelik geniş bir kişiselleştirme yelpazesi sunuyor. Görünümü farklılaştırmak adına seçilebilecek üç dış tasarım paketi bulunuyor:

·  AMG dış krom paketi, ön tamponda, ön çamurluklarda ve yan basamaklarda parlak kromdan zarif detaylar barındırıyor.

·  AMG Gece Paketi’nde ön rüzgar deflektörü, yan basamaklardaki süsleme çıtası, dış ayna kaplamaları ve cam kenarı süs çıtaları gibi detaylar parlak siyah renkte tamamlanıyor. Seçilen renklere bağlı olarak daha dinamik ve dikkat çekici bir görünüm vadediyor.

·  AMG Gece Paketi II ise, farklı radyatör süsleme seçenekleri, tipografi ve arkada bir Mercedes yıldızı da dahil olmak üzere siyah krom unsurlar içeriyor.

Standart olarak “hiper-analog” kokpit ve konforlu koltuklarla donatılmış iç tasarım
Mercedes-AMG GT 43'ün iç mekânı, analog geometri ile dijital dünyanın heyecan verici bir kombinasyonunu sunuyor. “hiper-analog” olarak adlandırılan bu tasarım, üç boyutlu bir vizör içine entegre edilmiş tamamen dijital gösterge panelinden oluşuyor. Görünüm, kişiselleştirilebilir ana ekran seçenekleriyle özelleştirilebiliyor. Simetrik tasarımına rağmen kokpit, sürücü odaklı bir yapı oluşturuyor.

Orta konsol, gösterge panelinin alt kısmına doğru akıcı bir şekilde geçiyor. Fonksiyonel ve görsel merkezin odak noktası ise 11,9 inçlik multimedya dokunmatik ekran. Dikey format, özellikle navigasyon için avantajlı ve daha ergonomik bir kullanım sunuyor. MBUX bilgi-eğlence sistemi, beş farklı ekran stiliyle AMG’ye özel genişletilmiş içerikler sunuyor. “AMG Performance” ve “AMG TRACK PACE” gibi özel menü başlıkları, aracın sportif karakterini vurguluyor.

AMG GT 43, standart olarak elektrikli ve manuel olarak ayarlanabilen ve Nappa deri kaplamalı AMG spor koltuklara sahip. Aynı durum heykelsi tasarımı, entegre koltuk başlıkları ve artırılmış yanal desteği ile opsiyonel AMG performans koltukları için de geçerlidir. MANUFAKTUR kişiselleştirme programından isteğe bağlı döşemeler, araca özel bir dokunuş katıyor ve üç farklı renk seçeneği mevcut. MANUFAKTUR iç mekân paketinde ise yedi farklı renk kombinasyonuyla sunulan yeni AMG GT 43 her yönüyle yollarda dikkatleri üzerine çekiyor.
Devamı
Elektrikli Dönüşüm
Yeni eSprinter ile Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar’da Elektrikli Dönüşüm Başlıyor.
· “eSprinter. Geleceği sana taşır.” sloganı ile Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar’ın Türkiye’de sunduğu ilk elektrikli hafif ticari araç eSprinter, 81 ve 113 kW’lık iki batarya seçeneği ve şehir içi 530 kilometreye kadar uzanan menzili ile sahneye çıktı.

· Çok yönlülük, esneklik ve verimliliği ile öne çıkan tamamen elektrikli Mercedes-Benz eSprinter, standart olarak sahip olduğu birçok güvenlik ve teknolojik özellikle beraber 2.730.102 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.

· eSprinter sahip olduğu Lityum Demir Fosfat batarya ile güvenli, uzun ömürlü ve çevre dostu sürüş sağlıyor.

· Tufan Akdeniz: Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar olarak “Ambition 2039” sürdürülebilirlik hedeflerimizdeki önemli bir kilometre taşı olan elektrikli mobilite yolundaki ilk adımımızı yeni elektrikli eSprinter ile atıyoruz. Net karbon nötr bir gelecek için sorumluluklarımızın bilincindeyiz, önümüzdeki yıllarda hayatımıza girecek VAN.EA ile de elektrikli stratejimizi yeni seviyelere taşıyacağız.

Müşteriler için sağladığı katma değer, çok yönlülük ve esneklikle dikkat çeken, iki gövde tipi ve uzunluğuyla iki batarya boyutuna sahip yüksek taşıma kapasiteli yeni eSprinter farklı kullanım alanlarıyla öne çıkıyor. Daha fazla menzil ve yük taşıma arasında tercih yapılabilen yeni eSprinter, 81 kWh ve 113 kWh kullanılabilir batarya kapasitesiyle birçok sektöre yönelik geniş kapsamlı çözümleriyle dikkat çekiyor. eSprinter, sahip olduğu Lityum Demir Fosfat batarya ile daha çevre dostu ve uzun bir kullanım ömrü sunarken MBUX bilgi-eğlence sistemi, gelişmiş güvenlik ve destek sistemleri ve daha zengin bir donanım ile de akıllı ve teknolojik çözümler sağlıyor. Mercedes-Benz eSprinter 2.730.102 TL’den başlayan fiyatlarla Türkiye pazarına giriş yapıyor.

“Sürdürülebilirlik hedeflerimizin bilinciyle hafif ticari araçlarımızdaki elektrikli dönüşümün ilk adımını eSprinter ile atıyoruz.”

22 Kasım’da İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında konuşan Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar İcra Kurulu Üyesi Tufan Akdeniz, 2024 yılında Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar olarak pazar paylarını yüzde 13’ün üzerinde büyüterek 7 bin 607 adetlik satışa ulaştıklarını belirtti. Satışların bu düzeyde devam etmesi durumunda 2023’ün üzerinde bir satış rakamı elde edeceklerini söyleyen Akdeniz, “2024 yılının ilk 10 ayını değerlendirdiğimizde Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar tarihimizde Sprinter ve Vito satışında tüm yılların en yüksek adedine ulaştık” dedi.

Karbon nötr bir gelecek için hafif ticari araçların da elektrikfikasyon stratejisine sahip olduğunu vurgulayan Tufan Akdeniz; Ambition 2039 ile belirlenen sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda tüm değer zinciri ve araçların tüm yaşam döngüsü boyunca net karbon nötr bir gelecek inşa etmek istediklerinin altını çizdi. Yeni tamamen elektrikli eSprinter ile Hafif Ticari Araçlar olarak elektrikli çağa ilk adımlarını attıklarını söyleyen Akdeniz, “2026 yılından itibaren hayatımıza girecek modüler ve ölçeklenebilir VAN.EA mimarisi ile de elektrifikasyon stratejimizi bir sonraki aşamaya taşımayı hedefliyoruz. Böylece tüm yeni geliştirilen orta ve büyük hafif ticari araçlarımızın doğuştan elektrikli olmasını amaçlıyoruz” dedi.

Gökhan Yeğin: eSprinter şehir dışında 478 kilometreye şehir içinde 530 kilometreye kadar ulaşan menziliyle birçok sektör için ideal bir araç.

Birçok sektöre yönelik geniş kapsamlı çözümleriyle hafif ticari araç segmentini baştan tanımlayarak yıllardır öncü konumunu sürdüren Sprinter’ın bu kez de elektrikli olarak Türkiye yollarına çıkacağını söyleyen Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar Pazarlama ve Ürün Yönetimi Grup Müdürü Gökhan Yeğin, eSprinter’ın iki gövde tipi ve uzunluğu, iki batarya boyutu, iki farklı motor gücü seçeneği ve yüksek taşıma kapasitesiyle çok yönlü ve esnek olduğunu vurguladı.

eSprinter’ın 81 kWh ile 340 kilometreye ve 113 kWh batarya ile 478 kilometreye kadar mesafeyi kat edebileceğini belirten Yeğin, “WLTP şehir içi verilerine göre 530 kilometreye kadar menzile ulaşabiliyorsunuz. Bu da özellikle şehir içinde çalışan birçok sektörün işini oldukça kolaylaştıracak” dedi.

Lityum Demir Fosfat bataryası sayesinde aşırı ısınma ve termal kaçağa karşı daha fazla güven sağlayan eSprinter’ın, lityum iyon bataryaya göre daha uzun bir yaşam ve şarj döngüsüne sahip olduğunu vurgulayan Yeğin, eSprinter’ın sektörde rakiplerinden bu anlamda ayrıştığını ve ekolojik ayak izi bakımından daha çevre dostu olduğunu belirtti.

Yeni Mercedes-Benz eSprinter, farklı uzunluk ve gövdeleriyle esnek çözümler sunuyor

Çok yönlü bir araç olan yeni Mercedes-Benz eSprinter, çok sayıda teknik yeniliğin yanında üç modülden oluşan yeni bir konsepti temel alıyor.

Ön modül tek tip gövde şeklinde tasarlanarak tüm yüksek voltajlı bileşenleri kapsıyor ve aks mesafesi ve batarya boyutundan bağımsız olarak değişiklik yapmadan tüm araç çeşitleriyle birleştirilebiliyor. Gövdenin altında ve akslar arasında yer alan entegre yüksek voltajlı batarya modülü alandan tasarruf sağlarken düşük ağırlık merkeziyle de yol tutuşunu daha iyi bir seviyeye taşıyor. Kompakt ve güçlü elektromotor da arka modüle entegre olarak sunuluyor.

D AUTO reküperasyon teknolojisi ile verimli ve konforlu sürüş

eSprinter optimize edilmiş ve verimli sürüş sağlayan gelişmiş reküperasyon teknolojisiyle de öne çıkıyor. Otomatik reküperasyon D AUTO, "Öngörülü sür ve enerji tasarrufu yap" ilkesiyle radar sensörlerinin bilgileri ile kamera ve navigasyon verilerini optimize ederek reküperasyonun gücünü otomatik olarak gerçek zamanlı bir şekilde duruma uygun adapte ediyor.

eSprinter’ın sahip olduğu ısı pompası ise özellikle düşük sıcaklıklarda menzil kaybını önlüyor. İç mekânı ısıtmak için elektrikli tahrikten ve yüksek voltajlı bataryadan gelen atık ısıyı verimli bir şekilde kullanarak pil gücüne olan ihtiyacı büyük ölçüde azaltıyor.

MBUX ile sürücülerin ve yolcuların hayatı kolaylaşıyor

Yeni eSprinter, sahip olduğu 26 cm (10,25 inç) ekranlı MBUX (Mercedes Benz Kullanıcı Deneyimi) ile daha fazla konfor ve güvenlik sunuyor. Ayrıca aktif menzil yönetimi, bulut tabanlı hizmetler ve uygulamalarla akıllı navigasyonlu (elektrikli zekaya sahip navigasyon) elektromobil ekosistemine de entegre olarak şeffaf ve mümkün olan en yüksek planlama güvenliğiyle rahat bir yolculuk sağlıyor. Bu özelliğiyle hem sürücülerin hem de yolcuların hayatını kolaylaştırıyor.

Güvenlik ve destek sistemleriyle de çok farklı

Yeni eSprinter’ın çoğu standart donanıma dahil olan güvenlik ve destek sistemleri de her türlü sektörün güvenli bir şekilde çalışmasına yardımcı oluyor. Aktif Şerit Takip Asistanı, Kör Nokta Asistanı, ATTENTION ASSIST yorgunluk uyarısı, aracın üretim tarihinden itibaren yedi yıla kadar ücretsiz navigasyon verilerini içeren hız sabitleme özellikli Akıllı Hız Asistanı, panel vanlar ve minibüs için geri vites kamerası standart olarak sunuluyor. Ayrıca isteğe bağlı olarak, ilk kez, harekete geçerken aracın önündeki diğer yol kullanıcılarıyla çarpışmayı önleyen Harekete Geçme Bilgi Yardımcısı’na da sahip olan eSprinter, N2 onaylı araçlar için standart, ancak diğer versiyonlarda opsiyonel olarak sunulan Yan Koruma Yardımcısı ile de güvenlik standartlarını değiştiriyor. Park paketi kapsamında 360 derece kamera ve engellerin görünürlüğünü sağlayan yeni 3D ekran rahat ve hızlı park etmeyi sağlıyor. Opsiyonel dijital dikiz aynası, arka cam olmadığında veya araç uzun olduğunda bile arka tarafın rahat bir şekilde görülmesini sağlıyor.
Devamı
Yeni Eğitim Merkezi
Mercedes-Benz Otomotiv’in yeni eğitim merkezinden yılda 500’den fazla kişi yararlanacak.
· Mercedes-Benz Otomotiv, acente ve yetkili servis çalışanlarının eğitim alacağı yeni eğitim merkezini yaklaşık 3 bin 500 metrekare alan üzerine kurdu.

· Yeni eğitim merkezinde, her biri alanında uzman eğitmenler tarafından satış, teknik, müşteri ilişkileri ve yönetici eğitimleri verilecek.

· Mercedes-Benz, yeni eğitim merkezinde teknolojiye uygun altyapıya sahip olan atölyeler ve atölyelerde kullanılacak ekipmanları güncelleyerek eğitim kaynaklarını güçlendirdi.

· Mercedes-Benz AG’nin çeşitli lokasyonlardaki eğitim merkezleri ile aynı standartlara sahip yeni merkez, lokasyon ve kullanılabilirlik anlamında ek avantajlar da sunuyor.

Mercedes-Benz Otomotiv, hızla gelişen otomotiv sektöründe, acente ve servislerinde çalışan personelin teorik ve pratik eğitim alacağı eğitim merkezinin açılışını 2 Aralık’ta İstanbul’da gerçekleştirdi. Toplamda 3 bin 500 metrekarelik alan üzerine kurulan merkezde satış, teknik, müşteri ilişkileri ve yönetici eğitimleri verilecek. Merkez, ulaşım kolaylığı, yüksek kapasiteli özel ve misafir otoparkı, online eğitimler için özel alan ve oteller bölgesine yakın olması dolasıyla katılımcı konaklamaları için de ek avantajlar sunuyor.

Eğitim merkezi ile acente ve servis çalışanlarının markanın artan ürün çeşitliliğinin gerektirdiği teknolojik bilgiye sahip olması hedefleniyor.

İstanbul’da kurulan eğitim merkezinin, Mercedes-Benz AG’nin dünyanın çeşitli ülkelerinde kurduğu merkezlerle aynı standartlara sahip olduğunu söyleyen Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Şükrü Bekdikhan, yeni eğitim merkezi ile acente ve servis çalışanlarının gelişen teknoloji ve markanın artan ürün çeşitliliğinin gerektirdiği teknolojik bilgiye sahip olmasının ve müşterilerin değişen satış ve servis beklentilerinin karşılanmasının hedeflendiğini belirtti.

11 sınıf, 8 atölye ve 1 laboratuvar ile yılda 500’den fazla kişiye hem teorik hem de pratik eğitimler verilecek.

Yeni eğitim merkezinde, teknolojiye uygun altyapıya sahip atölyelerin ve atölyelerde kullanılacak ekipmanların güncellenerek eğitim kaynaklarının güçlendirildiğini vurgulayan Bekdikhan, “Yeni eğitim merkeziyle, acentelerin ve yetkili servis ağının eğitimli personel ihtiyacını karşılamayı hedefliyoruz. Toplam 3 bin 500 metrekarelik alanda 11 sınıf, 8 atölye, 1 laboratuvar, 1 teknik ofis ve 1 eğitmen ofisi ile hem teorik hem de pratik eğitimler vereceğiz. Merkezde, her yıl 500’den fazla kişi Mercedes-Benz Akademi’de görev alan, alanında uzman satış, teknik ve davranış eğitmenlerinden eğitim alabilecek” dedi.
Devamı
Mercedes-Benz EQV
Tamamen elektrikli yeni Mercedes-Benz EQV ile lüks segmente elektrikli konfor geliyor.
· Tamamen elektrikli yeni EQV, “Elektrikli V Ötesi.” sloganıyla 4.785.000 TL’den başlayan fiyatlarla Türkiye’de satışa sunuldu.

· Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar, lüks segmentteki konumunu güçlendirmek amacıyla özel kullanıma yönelik sunduğu MPV’lere tamamen elektrikli EQV’yi ekleyerek elektrifikasyon stratejisinde önemli bir adım atıyor.

· Tufan Akdeniz: “Yeni EQV ile lüks MPV segmentinde çıtayı yükseltiyoruz. Müşterilerimizin elektrikli lüksün sunduğu konfora ulaşmalarını sağlıyoruz. EQV de bunun sonraki adımı.”

Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar, lüks segmentteki konumunu güçlendirmek amacıyla özel kullanıma yönelik sunduğu MPV’lere tamamen elektrikli EQV’yi ekleyerek elektrifikasyon stratejisinde önemli bir adım atıyor. Lüks MPV segmentine elektrikli bir dönüşüm getiren yeni EQV ile Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar elektrikli mobiliteyi ileriye taşıyor.

2026’dan itibaren modüler ve ölçeklenebilir Van Elektrik Mimarisi (VAN.EA) ile pazara tek banttan ve tamamen elektrikli altyapıyla üretilmiş hafif ticari araçlar sunmayı hedefleyen Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar, yeni kişisel kullanıma yönelik orta boy MPV EQV ile elektrifikasyon yolunda önemli bir kilometre taşı oluşturuyor. Türkiye’de 4.785.000 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunulan EQV, yeni dış ve iç tasarımıyla daha gelişmiş bir yapı ortaya koyuyor ve sahip olduğu daha akıllı dijital ağ çözümleriyle de ek konfor ve güvenlik sağlıyor.

Düşük emisyon değerleri ve içten yanmalı modellere kıyasla daha ekonomik olması nedeniyle elektrikli araçların kişisel kullanıma yönelik hafif ticari araçlarda giderek daha fazla tercih edilmeye başlandığını söyleyen Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar İcra Kurulu Üyesi Tufan Akdeniz, geniş müşteri yelpazesine sahip MPV’lerin geniş iç hacimleri, yüksek konforları, kaliteli ve benzersiz tasarımlarıyla öne çıktığını belirtti. Farklı kişiselleştirme seçenekleriyle Türkiye’de satışa sunulan EQV ile Mercedes-Benz’in pazardaki konumunun daha da güçleneceğini vurgulayan Akdeniz, “Yeni EQV ile lüks MPV segmentinde çıtayı yükseltiyoruz. Müşterilerimizin elektrikli lüksün sunduğu konfora ulaşmalarını sağlıyoruz. EQV de bunun sonraki adımı” diyerek lüks MPV sektöründeki öncü konumlarını elektrikli mobilite ile sürdürmek istediklerinin altını çizdi.

Güçlü motoru ile şehir içinde 410 kilometreye varan menzil

Tamamen elektrikli yeni EQV, 150 kW (204 hp) güç üreten elektromotoru 90 kWsa (WLTP: karma enerji tüketimi: 28,83-27,12 kWsa/100 km; karma CO2 emisyonu: 0 gr/km) olan batarya ile satışa sunuluyor. EQV, verimli enerji geri kazanım sistemi ve verimliliği daha da artıran optimize edilmiş termal yönetimin de katkısıyla 360 kilometre elektrikli WLTP sürüş menzili sağlıyor. Ayrıca yeni EQV’nin şehir içi menzili 410 kilometreye kadar çıkıyor (WLTP şehir içi). Tamamen elektrikli MPV, standart olarak hem evde hem de şarj istasyonlarında 11 kW'a kadar alternatif akım (AC), ayrıca hızlı şarj istasyonlarında 110 kW'a kadar doğru akım (DC) şarjını destekliyor. Hızlı şarj istasyonunda yüzde 10-80 SoC (Şarj Durumu) yaklaşık 45 dakika sürüyor.

Önden çekişli EQV’nin, 9G-TRONIC otomatik şanzımanı ve farklı şasi ve sürüş modları, çevik ve konforlu sürüş özellikleri sağlıyor.

Yeni dış tasarım ve geniş iç hacmiyle dikkat çekici

Avrupa ve Asya pazarında oldukça beğenilen Mercedes-Benz EQV’nin müşteri yelpazesi, ailelerden eğlence meraklılarına ve VIP kullanımdan iş insanlarına kadar uzanıyor.

Yeni görünümüyle farklılaşan EQV, kendi segmentinde yeni ön ve güçlü tampon tasarımıyla daha farklı ve özgün görünüşüyle de öne çıkıyor. Standart olarak sunulan zarif tasarımıyla adaptif MULTIBEAM LED farlar, tüm versiyonlara ek şıklık kazandırıyor. Arka cephede yer alan Mercedes-Benz yazılı krom şerit ve LED aydınlatma grubu benzersiz bir görünüm sunuyor. Dış hatları karartılan arka aydınlatma grubu böylece daha net bir ışık imzası oluşturuyor. Şık ve çekici görünümü, aerodinamik açıdan optimize edilen 17 ve 18 inçlik yeni alaşım jantları ile dört yeni gövde rengi tamamlıyor.

Kokpit tasarımı isteğe göre özelleştirilebiliyor

Kokpitte yer alan iki adet 12,3 inç geniş ekran, şık yeni havalandırma ızgaraları ve kapasitif eller serbest algılama özelliğine sahip yeni nesil direksiyon, iç mekânı dijitalleşme odaklı gelişmiş bir görünüme kavuşturuyor. Modern teknolojili tasarım, EQV’nin tarzını ve kalite algısını daha da yukarıya taşıyor.

Yeniden tasarlanan orta konsola, standart olarak akıllı telefon kablosuz şarj özelliği de ekleniyor. Anahtarsız çalıştırma işlevi, ısıtmalı direksiyon ve gece sürüşü için kısık arka kabin aydınlatması olmak üzere bazıları opsiyonel birçok yeni özellik, kabin içi deneyimini ileriye taşıyor. 64 renkli ortam aydınlatması daha kişisel ve konforlu bir ortam oluşturuyor. EQV’nin sol yanında standart olarak bulunan sürgülü kapı, arkaya daha kolay erişim sağlıyor.

MBUX bilgi-eğlence sisteminden kişiselleştirilmiş öneriler

EQV, standart olarak sunulan en güncel MBUX (Mercedes-Benz Kullanıcı Deneyimi) bilgi-eğlence sistemiyle benzersiz bir dijital ve etkileşimli deneyim sağlıyor.

Sezgisel ekran ve kullanım konsepti, çok sayıda bilgi-eğlence, konfor ve araç işlevi için kişiselleştirilmiş öneriler sunuyor. Merkezi ekran, direksiyon üzerindeki dokunmatik kumanda yüzeyleri, orta konsoldaki dokunmatik yüzey veya daha da optimize edilen öğretilebilir sesli asistan ‘Hey Mercedes’ üzerinden kontrol ediliyor. En güncel MBUX nesli ayrıca artırılmış bilgi işlem gücü, elektrikli araçlara özel ek işlevler ve merkezi ekranda park desteği gösterimi gibi ek avantajlar sağlıyor.

MBUX bilgi-eğlence sisteminin içerdiği çok sayıda dijital ekstra özellik, EQV’yi daha akıllı hale getirirken günlük hayat daha kolay ve verimli oluyor. MBUX'ın yüksek çözünürlüklü merkezi ekranı üzerinden elektrikli araçlara özgü ekran ve ayarlar yönetilebiliyor. Sistem, kabin ön iklimlendirme ve araç şarjı için kişisel ayarlar içeriyor.

EQV, sürüş destek sistemleri ile daha güvenli ve konforlu

EQV, gelişmiş ek işlevlere sahip güvenlik ve destek sistemlerine de sahip. Standart olan ATTENTION ASSIST, yağmur sensörü dahil Far Yardımcısı, Aktif Mesafe Yardımcısı DISTRONIC, Kör Nokta Yardımcısı, Aktif Şerit Takip Yardımcısı, Akıllı Hız Yardımcısı ve Park Paketi’nin yanı sıra Uzun Far Yardımcısı PLUS işleviyle adaptif MULTIBEAM LED farlar da ilk kez sunuluyor.
Devamı
Yeni Ürün
Mercedes-Benz yeni MANUFAKTUR Stüdyosu’nu açarak ürün yelpazesini genişletti.
· Mercedes-Benz sunduğu yeni ve üst düzey müşteri deneyimiyle Sindelfingen tesisinin küresel kişiselleştirme merkezi rolünü güçlendiriyor.

· Yenilikçi matris üretimi ve modern PixelPaint süreci ilk kez yeni MANUFAKTUR Stüdyosu’nda kullanılacak.

· Mercedes-Benz S-Serisi, 2025'ten itibaren dünya çapında geniş bir yelpazeye sahip yeni MANUFAKTUR renkleri ve iç mekân düzenlemeleriyle satışa sunulacak.

Mercedes-Benz müşterileri için geleneksel bir kalite göstergesi olan “Made in Sindelfingen”, hassasiyet ve ayrıcalığı temsil eden S-Serisi gibi üst sınıf modellerin üretildiği ultra modern Fabrika 56’yı ifade ediyor. Ancak Sindelfingen sadece S-Serisi'nin doğduğu yer değil. Burası aynı zamanda Mercedes-Benz'in markalar arası ayrıştırma ve kişiselleştirme programı olan MANUFAKTUR'un da merkezi. Alanında uzman çalışanlar üst düzey araçlar için tekstil apresi, iç donanım, imalat ve özel boyayla ilgili kişiselleştirmeler gerçekleştiriyor. Mercedes-Benz, MANUFAKTUR programını stratejik olarak daha da geliştirerek sektördeki zanaatkarlık geleneğini sürdürmeye devam ediyor ve Sindelfingen'in üst düzey araç üretim merkezi rolünü daha da önemli hale getiriyor.

Özel kişiselleştirme talebi olan müşteriler artık MANUFAKTUR programını Sindelfingen merkezindeki geleneksel Mükemmeliyet Merkezi'nin yanı sıra aralık ayında açılan MANUFAKTUR Stüdyosu'nda da deneyimleyebiliyor.

Sindelfingen tesisindeki yeni MANUFAKTUR Stüdyosu’nda müşterilere en üst düzeyde kişiselleştirmeye sahip ürün deneyimi için özel bir alan sunduklarını belirten Mercedes-Benz Group AG Üretim, Kalite ve Tedarik Zinciri Yönetiminden Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Jörg Burzer, “MANUFAKTUR deneyiminin içeriğini genişleterek hem tesisi hem de 'Made in Sindelfingen' kalite damgasını stratejik olarak geliştiriyoruz. Artık geleneksel zanaatkârlığı yenilikçi hale getirip dijital üretim süreçleriyle birleştiriyoruz” dedi.

Müşteriler, Mükemmellik Merkezi’nde hayallerinin aracını yapılandırdıktan sonra, araçta kullanılması istenen her bileşen, MANUFAKTUR'da özenli bir hassasiyetle ve elle üretiliyor. Müşteriler daha sonra yeni MANUFAKTUR Stüdyosu’nda aracın kendi isteklerine göre nasıl kişiselleştirildiğini ilk elden deneyimleyebiliyor. Her iki alanda da müşterilerin hayallerindeki kişiselleştirilmiş araçları gerçeğe dönüştürecek işçilik, ayrıntılara gösterilen özen ve en son üretim teknolojileri bir araya geliyor. Mercedes-Benz aynı zamanda yenilikçi yüksek teknoloji üretim yöntemleriyle kişiselleştirme seçeneklerini de kapsamlı şekilde genişletiyor.

MANUFAKTUR: Usta eller araçlara değer katıyor

MANUFAKTUR ekibi deneyimli ve kapsamlı eğitim almış uzmanlardan oluşuyor. Zanaata olan bağlılıkları, yaptıkları işin olağanüstü kalitesine de yansıyor. Yetenekli eller buradaki en değerli araçlar. İster deri kaplama ister kesim, nakış veya dikiş olsun, tüm iç mekanlar titiz bir işçilik ve milimetrik hassasiyetle tamamlanıyor. Küçük ve karmaşık detayların üretimine büyük parçaların üretimi kadar önem veriliyor.

Her bir adımın dijitalleştirilmesi MANUFAKTUR süreçlerini hızlandırıyor ve kaliteye olan güveni artırıyor. Her adım yapay zekâ ile optimize ediliyor. Örneğin; deri postlarındaki küçük düzensizlikler hızlı ve doğru şekilde tespit ediliyor, bu sayede de çalışanların üzerindeki iş yükü azaltılıyor.

MANUFAKTUR Stüdyosu: Seriden veya üretim tesisinden bağımsız kişiselleştirme

MANUFAKTUR Stüdyosu'ndaki yenilikçi matris üretimi, model serisinden bağımsız olarak günde 20 araca kadar birbirinden farklı kişiselleştirmeye olanak sağlıyor. Yeni düzenlenen son derece esnek üretim yapısı, her yöne hareket edebilen sürücüsüz taşıma sistemlerinin (otonom kılavuzlu araçlar/AGV'ler) yardımıyla, müşteri araçlarının ayrı üretim kümeleri arasında istenilen şekilde ve sabit dizilerden bağımsız olarak taşınmasına imkân veriyor. MANUFAKTUR Stüdyosu'ndaki dokuz kümenin her birine AGV'ler ile esnek bir şekilde yaklaşılarak çevrim sürelerinden bağımsız çalışılıyor. Bu sayede aracın kişiselleştirilmiş ekipmanı etkin şekilde uygulanabiliyor.

Üretimin her aşaması, izleme ve gerekirse optimize etmede kullanılan dijital ikiz teknolojisi tarafından destekleniyor. Ekipmanda son dakika değişiklikleri yapmak da mümkün. Tüm üretim istasyonları, şirketin dijital ekosistemi olan MO360 aracılığıyla ağa bağlanıyor. Bu da her çalışanın MO360 veri platformu aracılığıyla tüm üretim verilerine gerçek zamanlı olarak erişilebileceği anlamına geliyor.

PixelPaint: Özel müşteri çözümleri için yenilikçi yüksek çözünürlüklü boyama işlemi

Yenilikçi ve kaynak tasarrufu sağlayan PixelPaint süreci, çok renkli araç boya işleri için geniş kapsamlı seçeneklerde devrim yaratıyor. Mürekkep püskürtmeli yazıcının işlevinden esinlenen bu yeni teknoloji, yüksek kaliteli boyayı doğrudan araç gövdesine büyük bir hassasiyetle uyguluyor. Kişiye özel desenleri en doğru şekilde uygulayan bu boyama tekniği, bireysel olarak tasarlanmış araçlar için de ideal bir çözüm sunuyor. Müşteriler, teknik imkânlar dahilinde, kendi fikirlerine göre araç üzerinde her türlü tasarımı talep edebiliyor.

Mercedes-Benz Grubu'nun üst düzey araçları için genişleyen ürün yelpazesi

MANUFAKTUR kişiselleştirme programı, seçili Mercedes-Benz, Mercedes-AMG ve Mercedes-Maybach modelleri için sürekli genişleyen bir donanım yelpazesinden oluşuyor. MANUFAKTUR portföyünde standart seçeneklerin ötesine geçen ve son derece bireysel bir deneyim yaratan özel malzeme, renk ve kaplama seçenekleri bulunuyor. Burada amaç, en üst segmentteki müşteriler için kişiselleştirme seçeneklerini genişletmek. S-Serisi, 2025 yılından itibaren yeni MANUFAKTUR Exclusive renkleri ve diğer MANUFAKTUR seçenekleriyle satışa sunulacak. Mercedes-Benz'in amiral gemisi olan S-Serisi, MANUFAKTUR programının kapsamlı kişiselleştirme seçeneklerinin bir örneği. Bunun gibi ürün iyileştirmeleriyle S-Serisi’nin her zaman çekici ve rekabetçi kalması hedefleniyor. Benzer bir genişleme Mercedes-AMG spor otomobil modelleri için de planlanıyor. Müşteriler arasında çok popüler olan ve 2024 yılının ilk yarısında üst segmentte satılan araçların yüzde 30'undan fazlasını kişiselleştiren MANUFAKTUR programının 2025 yılında daha fazla aracı kapsaması hedefleniyor.
Devamı