• Mercedes-Benz Türk Yetkili Satıcıları ve Servisleri Derneği
Menü
Tüm Haberler
Teknoloji
Çarpışma testinin röntgenini çeken dünyanın ilk otomobil üreticisi Mercedes-Benz oldu
· Fraunhofer-Society ile gerçekleştirilen ortak proje, çarpışma testlerinde araçlardaki ve mankenlerdeki tüm süreçleri ilk kez açıkça gösteriyor.

· Güçlü doğrusal hızlandırıcı ile saniyede 1.000 kareye kadar çok net görüntü elde edilebiliyor.


Gerçekleştirilen deney bir çarpışma bariyerinin saatte 60 km hızla C-Serisi sedana tam yanından çarpmasıyla başlıyor. Uzmanlar için bile özel olan bu çarpışma testinin diğerlerinden farkı salonun tavanında aracın üzerinde bulunan bir çerçevede yer alıyor: Doğrusal bir hızlandırıcı, bir X-ışını kamerası görevi görüyor. Fraunhofer Yüksek Hız Dinamikleri Enstitüsü ile Freiburg'daki EMI (Ernst Mach Enstitüsü), Mercedes-Benz için dünyada ilk kez gerçek bir otomobille X-ışını çarpışması gerçekleştirdi. Araçta, çarpışmanın olduğu yöne dönük yan darbe testleri için özel olarak tasarlanmış kadın anatomisine sahip bir SID II mankeni yer aldı.

Gerçekleştirilen bu tanıtım (kavram kanıtlama), yüksek hızlı X-ışını teknolojisinin son derece dinamik iç deformasyon süreçlerinin görselleştirilmesinde kullanılabileceğini gösteriyor. Daha önce görülmeyen deformasyonlar ve bunların geçirdikleri süreçler böylece görünür hale geliyor. Çok sayıda yüksek çözünürlüklü görüntü, hassas analizlere olanak sağlıyor.

Mercedes-Benz Yönetim Kurulu Üyesi ve Baş Teknoloji Sorumlusu Markus Schäfer, Mercedes-Benz’in X-ışını çarpışmasının geleceğin araçlarının gelişiminde bir kilometre taşı olduğunu söylüyor. Önceden görülme imkanının olmadığı aracın içine doğrudan bir bakışla, araç güvenliğinin daha da iyileştirilmesi için önemli sonuçlar elde edilmesine yardımcı olacağına inandığının altını çiziyor. Fraunhofer EMI Çarpışma Testi Merkezi Başkanı Dr. Malte Kurfiß ise başarılı bir şekilde gerçekleştirilen bu denemenin daha önce erişilemeyen bilgileri edinmeye yönelik teknolojiyi daha da optimize etmek için değerli bilgiler sağladığını belirtirken Mercedes-Benz Araç Güvenliği Direktörü Prof. Dr. Paul Dick dünyanın ilk X-ışını kazasının bir kaza sırasında aracın içinde ve mankenlerde neler olduğunu öğrenebilmelerine yardımcı olduğunu ve X-ışını görüntülerinin dijital prototiplerin model kalitesini iyileştirme fırsatı sunduğunu ifade ediyor.

Ultra kısa X-ışını teknolojisi ile saniyede 1.000 görüntüye kadar elde edilebiliyor

Mercedes-Benz araç güvenliği bölümü yıllardır EMI'deki meslektaşlarıyla çarpışma testlerinde X-ışını teknolojisinin kullanımını araştırıyordu. Atılım için belirleyici faktör, radyasyon kaynağı olarak 1 kHz teknolojisine sahip doğrusal bir hızlandırıcının kullanılmasıydı. Bu cihaz daha önceki denemelerde kullanılan X-ışını flaşlarından çok daha güçlü ve doğrusal hızlandırıcının foton enerjisi dokuz megaelektron volta kadar çıkabiliyor. Bu sayede araçlarda yaygın olarak kullanılan tüm malzemeler taranabiliyor. X-ışını atımının süresinin sadece birkaç mikrosaniye olması da çarpışma testindeki deformasyon süreçlerini hareket kaynaklı bulanıklık olmadan kaydetmeyi mümkün kılıyor. Doğrusal hızlandırıcı ayrıca bu X-ışını atımlarından sürekli bir akış üretiyor. Bu da saniyede 1.000'e kadar görüntünün mümkün olduğu anlamına geliyor. Bu, geleneksel X-ışını yöntemlerinden yaklaşık 1.000 kat daha fazla.

Çarpışma testi sırasında, ışınlar karoserden ve mankenlerden geçiyor. Test aracının altındaki düz dedektör X-ışını sisteminde dijital görüntü alıcısı olarak görev yapıyor. Burada elde edilen görüntüler havaalanında bagajların X-ışınından geçirilmesi ya da röntgen görüntülerine benzer şekilde daha sonra görülebilecek gri değeri etkiliyor.

Çarpışma anının milisaniyelerinde X-ışını sistemi yaklaşık 100 hareketsiz görüntü çekiyor. Bir videoda birleştirilen bu görüntüler, çarpışma sırasında güvenlik bileşenlerine ve mankene olanları ayrıntılı bir şekilde göstererek önemli bilgiler sağlıyor. Bu şekilde, mankenin göğüs kafesinin nasıl sıkıştığını veya aracın nasıl deforme olduğunu ayrıntılı olarak gözlemlemek mümkün hale geliyor. Araştırmadan endüstriyel uygulamaya giden yolda önemli olan kısım ise X-ışını çarpışmasının diğer hiçbir analiz aracını etkilememesi. Çarpışma testi aracındaki iç kameralar bile herhangi bir bozulma olmadan kayıt yapmaya devam ediyor.

EMI uzmanları, X-ışını kazasına yönelik olarak kapsamlı bir radyasyondan korunma kılavuzu da hazırladı. Çalışanların radyasyona maruz kalmamasını sağlamak için monitör olarak dozimetreler kullanılıyor. Hükümet yetkilileri tarafından tesisin yasal gerekliliklere uygun olarak işletilmesi onaylanırken koruma önlemleri arasında binanın etrafında 40 santimetre kalınlığında ek bir beton duvar ve yaklaşık 45 ton ağırlığında bir koruma kapısı da bulunuyor.

Çarpışma testleri: Mercedes-Benz'in "Gerçek Yaşam Güvenliği" felsefesinin bir parçası

10 Eylül 1959'da Mercedes-Benz tarihindeki ilk çarpışma testi Sindelfingen'deki fabrikaya yakın açık bir arazide gerçekleştirildi. Bir test aracı doğrudan sert bir engele doğru sürüldü. Bu, Mercedes-Benz'de güvenlik araştırmalarında yeni bir sayfa açtı. Çünkü hem araçların hem de yolcuların çarpışmalardaki davranışlarının test arabaları ve mankenler kullanılarak gerçekçi koşullar altında incelenmesi mümkün hale geldi. Kaza araştırmalarının analizleri ile çarpışma testleri Mercedes-Benz’in "Gerçek Yaşam Güvenliği" felsefesinin temelini oluşturuyor.

Mercedes-Benz, Sindelfingen'deki Araç Güvenliği Teknoloji Merkezi'nde her yıl 900'e yakın çarpışma testi ve yaklaşık 1.700 ‘kızak testi’ gerçekleştiriyor. Kızak testinde, bir test kızağı hızlandırılarak fren yapılıyor. Teste konu olan nesne (araç ya da aksamı) kızağa monte ediliyor ve gerçek bir çarpışma sırasında ortaya çıkma olasılığı olan kuvvetlere maruz bırakılıyor. Bu kızak testleri, özellikle emniyet kemerleri gibi koruma sistemlerinin hasar görmeden test edilmesini sağlıyor.

2023 sonbaharında tamamen elektrikli iki araç ile yapılan dünyanın ilk halka açık çarpışma testi, Mercedes-Benz'de güvenliğin tahrik sistemleri ile ilgili olmadığını da gösteriyor. EQA ve EQS SUV modelleri gerçek bir kaza senaryosunda 56 km/s hız ve yüzde 50 üst üste binme ile birbirlerine çarparken yüksek yolcu koruma seviyesini de doğruluyor. Her iki aracın da iç kısmı ve yüksek voltajlı aküsü amaçlandığı gibi sağlam kalıyor, kapılar açılabiliyor ve yüksek voltaj sistemleri otomatik olarak kapanıyor. 
Devamı
Girişimcilik
Mercedes-Benz Otomotiv’in genç kadınları desteklemek için başlattığı She’s Mentoring Programı için başvuru süreci tamamlandı
· Mercedes-Benz Otomotiv, genç kadınları sosyo-ekonomik olarak güçlendirmeye ve kariyer yolculuklarında desteklemeye devam ediyor.

· Başvurular 8 Mart’ta tamamlandı ve sadece üç haftalık başvuru sürecinde toplamda 521 genç kadın, Türkiye’nin 47 farklı ilinden programa başvuruda bulundu.

· “Sürdürülebilirlik”, “İnovasyon&Teknoloji” ve “Yaratıcı Endüstriler” olmak üzere üç kategoriden uygun kapsamlarda yer alacak mentiler, öncü isimlerden oluşan mentorlarla eşleştirilecekler.

· Üç kategorinin birincilerine toplamda 1 milyon TL para ödülü, tercihlerine göre yurt içi veya yurt dışı eğitim desteği kapsamında paylaştırılacak.


Mercedes-Benz, kadınları güçlendirmek amacıyla hayata geçirdiği She’s Mercedes platformuyla 2015 yılından bu yana 70’den fazla ülkede hayalleri olan kadınlarla bu hayalleri gerçeğe dönüştüren kadınları bir araya getiriyor.

Mercedes-Benz Otomotiv, 2019 yılında Türkiye’de faaliyete geçirdiği She’s Mercedes platformunu bir adım daha ileriye taşıyarak, ilhamını birbirinden alan güçlü kadınları buluşturacak ve genç kadınlara kariyer yolculuklarında destek olacak “She’s Mentoring” programını geçtiğimiz ay duyurdu. Programa başvurular 8 Mart’ta tamamlandı ve 47 farklı ilden, toplamda 521 genç kadın programa başvuruda bulundu. Başvurular arasında Kıbrıs, Polonya, Almanya ve Amerika gibi ülkeler de yer aldı.

Her bir kategoriden ilk elemeyi geçen adaylar, ikinci aşamada projelerini ve kariyer hedeflerini anlattıkları videolarını paylaşacaklar. Fox HR tarafından yapılacak uluslararası standartlarda yetkinlik değerlendirmesi ile jüri üyeleri tarafından bir seçim değerlendirmesi olacak.

Seçim aşaması tamamlandıktan sonra ”Sürdürülebilirlik, İnovasyon & Teknoloji ve Yaratıcı Endüstriler” olmak üzere üç kategoride seçilen mentiler, ilham alanlarına göre belirlenmiş öncü mentor isimler ile eşleştirilecekler. Mentorlar, bu program boyunca deneyimlerini ve bilgilerini mentilere aktararak onların projelerini geliştirmelerine yardımcı olacaklar. Bu sayede mentiler, kariyer hedefleri için strateji geliştirme ve profesyonel ağ kurma konusunda mentorlardan destek alabilecekler. Program sonunda jüri tarafından üç farklı kategoride birinci olarak seçilen mentilere toplamda 1 milyon TL’lik para ödülü, tercihlerine göre yurt içi veya yurt dışı eğitim desteği kapsamında paylaştırılacak.

Ayrıca program, menti olarak seçilemeyen ancak jüri seçimi öncesi son elemeye kadar gelen tüm adaylara ilgili kategori öncüleri ile online eğitimlere ve She’s Dreaming buluşmalarına katılma fırsatı sunuyor. Bu buluşmalar sayesinde katılımcılar, kişisel farkındalık, öz motivasyon & ilham, yeni nesil liderlik ve networking gibi birçok farklı konudaki çevrimiçi eğitimlerle kendilerini geliştirme imkanı bulabilecekler.
Devamı
Otomotiv
Elektrikli GELÄNDEWAGEN: EQ Teknolojisine sahip yeni Mercedes-Benz G 580
Elektrikli GELÄNDEWAGEN: EQ Teknolojisine sahip yeni Mercedes-Benz G 580, arazi yeteneklerinde sınır tanımıyor

• Mercedes-Benz’in yeni modelleri ve en son teknolojik gelişmeleri Auto China 2024’te sektörün önde gelenleri ve ziyaretçilerle buluşuyor. 

• Dünya prömiyerini Auto China 2024’te gerçekleştiren efsanevi tasarım dilini benzersiz sürüş teknolojisiyle buluşturan yeni elektrikli G-Serisi, Eylül ayından itibaren Türkiye’de.

• Yeni G-Serisi’nin G-TURN, G-STEERING ve akıllı arazi ağır vites fonksiyonu (Offroad crawling), sunduğu arazideki benzersiz kabiliyeti ile elektrik çağına giriyor.


Mercedes-Benz, Çin’de 25 Nisan-4 Mayıs tarihleri arasında 18’inci kez düzenlenecek Auto China 2024'te iki yeni modelin dünya prömiyerini gerçekleştirirken yeni araç teknolojilerini de tanıtıyor. Mercedes AMG'nin en yeni yüksek performanslı spor otomobili olan yeni Mercedes AMG GT 63 S E PERFORMANCE’ın yanında 45 yıldan uzun süredir ikonik tasarımıyla kendi özel hayran kitlesine sahip G-Serisi’nin yeni tamamen elektrikli modeli de ilk kez sahneye çıkıyor. Ayrıca Concept CLA Class ve güncellenmiş tamamen elektrikli EQS Saloon’un da fuar prömiyeri gerçekleştiriliyor. Mercedes-Benz ayrıca Şanghay'da içeriği genişletilen Ar-Ge merkezi ile de Çin'e olan güveninin altını çiziyor.

EQ Teknolojisine sahip yeni Mercedes-Benz G 580 Serisi (kombine enerji tüketimi: 30,4-27,7 kWh/100 km, kombine ağırlıklı CO₂ emisyonları: 0 g/km, CO₂ sınıfı: A), lider arazi aracının ilk tamamen elektrikli varyantını sunuyor. Yeni model, bugüne kadar görülmemiş bir şekilde gelenekle geleceğin buluşmasını simgeliyor. Yeni elektrikli G-Serisi, tüm ikonik unsurları içeren köşeli siluetini koruyarak modelin karakterine sadık kalmaya devam ediyor. Geleneksel içten yanmalı motorlu varyantlar gibi, gövdesi bir merdiven şasisi üzerine inşa edilirken bu sistem, elektrikli sürüşü entegre etmek için değiştirilerek güçlendirilmiş. Ayrıca, çift salıncaklı bağımsız ön süspansiyon ve yeni geliştirilen rijit arka aks kombinasyonu da korunuyor. Merdiven şasisine entegre edilmiş lityum-iyon batarya, düşük bir ağırlık merkezi sağlıyor. Kullanılabilir 116 kWh kapasitesi ile WLTP'ye göre 473 kilometrelik menzil için yeterli enerji sağlıyor.[1]

Yeni elektrikli G-Serisi arazi standartlarını belirliyor

Tekerleklerin yakınında bulunan bağımsız kontrollü elektrik motoru, maksimum 432 kW toplam güç üretiyor. Bu motorlar, seçilebilir LOW RANGE arazi vites küçültme ile benzersiz sürüş özellikleri ve özel fonksiyonlar sağlıyor. Bu sayede, G-TURN, aracın gevşek veya asfaltsız yüzeylerde bulunduğu noktada kendi etrafında dönmesini sağlıyor. G-STEERING işlevi arazide sürüş sırasında önemli ölçüde dar bir dönüş açısıyla aracın yönlendirilmesine imkân veriyor. Üç vitesli akıllı arazi ağır vites fonksiyonu Offroad crawling, arazi sürüşü için hız sabitleyici gibi işlev görerek sürücü arazide gezinmeye odaklanırken optimum sürüş gücünü koruyor.

Denenmiş ve test edilmiş varyantlar gibi, EQ Teknolojisine sahip yeni Mercedes-Benz G 580 de uygun yüzeylerde yüzde 100'e kadar tırmanma kabiliyetine sahip. Araç, 35 dereceye kadar olan yan eğimlerde dengesini koruyor. Elektrikli G-Serisi, 850 milimetrelik maksimum sudan geçiş derinliği ile geleneksel motorlu benzerlerinden 150 milimetre daha iyi performans gösteriyor. LOW RANGE arazi vitesi, özel bir redüksiyon oranı ile sürüş gücünü artırıyor. Yeni model, akıllı tork vektörleme kullanarak geleneksel diferansiyel kilitlerinin işlevini sanal olarak üretiyor. G-ROAR, tamamen yeni elektrikli G-Serisi'ne benzersiz bir ses deneyimi de getiriyor. Karakteristik G-Serisi’ne özgü sürüş sesine ek olarak ortama bir ‘aura’ sesi ve çeşitli ‘durum’ sesleri de katıyor.

EQ Teknolojisine sahip yepyeni G 580, tasarım ikonunun geleneğini sürdürüyor

Eylül ayından itibaren Türkiye’de de satışa sunulacak yeni elektrikli G-Serisi, süregelen aile serisinin bir üyesi olarak da göze çarpıyor. Dış tasarım, opsiyonel siyah panelli radyatör ızgarası ile çarpıcı elektrikli görünüme kavuşuyor. Tamamen elektrikli varyant, bir dizi ayırt edici özellik sayesinde geleneksel motorlu modellerden ayrılıyor. Bu özellikler arasında hafifçe yükseltilmiş kaput ve arka tekerlek kemeri çıkıntılarında bulunan hava perdeleri ile arka kapı üzerindeki tasarım kutusu bulunuyor. Yeni A sütunu kaplaması ve aracın tavanında bulunan spoiler şerit de optimize edilmiş aerodinamiğe katkıda bulunuyor.

Kapsamlı standart donanım, ek özellikler ve dijital bir arazi deneyimi

EQ Teknolojisine sahip yeni Mercedes-Benz G 580, standart olarak MBUX bilgi-eğlence sistemi (Mercedes-Benz Kullanıcı Deneyimi), nappa deri çok fonksiyonlu direksiyon simidi ve ambiyans aydınlatmasının yanında opsiyonel olarak da KEYLESS-GO, sıcaklık kontrollü bardak tutucular, Burmester® 3D surround ses sistemi ve ‘şeffaf kaput’ sunuyor. Yeniden tasarlanan arazide sürüş kontrol ünitesi ve yeni OFFROAD COCKPIT, ek dijital işlevlerle arazi deneyimini geliştirmek için mevcut seçenekler arasında. Genişletilmiş standart özellikler paletine ve özel tasarım öğelerine sahip sınırlı sayıda üretilen bir model olan EDITION ONE da lansmanda satışa çıkarılacak.
Devamı
Otomotiv
GLE Sınırlı Sayıda Türkiye’de
· 48 volt sistemli yeni dizel motorlu ve şarjlı hibrit model

· Arazide ve römorklu kullanımda yeni fonksiyonlar

· MBUX (Mercedes-Benz Kullanıcı Deneyimi) Bilgi-Eğlence Sistemi artık daha da akıllı


Mercedes-Benz GLE 300 d 4MATIC, hem ailenizle birlikte geçirmek istediğiniz zamanlar hem de uzun mesafe yolculuklar için ideal yol arkadaşı. Avrupa’da standart olarak sunulan 4MATIC sistemi, yol tutuşun az olduğu zorlu yol koşullarında bile yola devam etmenizi sağlar.

Mercedes-Benz, 2018 yılında lansmanı gerçekleştirilen model serisinin dış mekân, iç mekân, teknoloji ve donanımlarını kısa bir süre önce güncellerken motor serisi de baştan sona elektrik sistemleriyle donatıldı.

Sürüş Destek Paketi kapsamında örneğin Aktif Mesafe Yardımcısı DISTRONIC, Aktif Direksiyon Yardımcısı ve Trafik İşareti Yardımcısı gibi gelişmiş ek işlev ve özellikler bulunuyor. 360° görüş açısına sahip kamera ile sunulan Park Etme Paketi, paralel ve dikey park yerlerine giriş ve çıkış için manevra sırasında sürücüyü destekliyor. Bir başka yeni özellik de ‘şeffaf motor kaputu’. Arazide sürüş programı etkinleştirildiğinde, merkezi ekranda araç önü alt kısmının sanal bir görüntüsü gösterilerek eğimin yüksek olduğu engebeli arazide sürüş daha kolay hale geliyor. Çekişe yardımcı olan özellikler arasında ayrıca Römork Manevra Yardımcısı, merkezi ekranda güncellenmiş römork menüsü ve römork güzergâh planlayıcısı bulunuyor. Römork güzergâh planlayıcısı, römork ile yolculuk sırasında en uygun güzergâhların bulunması için de kullanılabiliyor.

Mercedes-Benz’in 1997’de M-Serisi ile başlattığı GLE, premium sınıf SUV araç segmentini hayata geçirdi. Küresel başarısına 2015 yılında pazara çıkarılan GLE ile devam ettikten sonra 2018’de güncel model serisi pazara sunuldu.

Arazide Sürüş Modu

GLE sürücülerinin çoğu araçlarını, kullanılması nispeten daha zor olan arazidense sadece asfalt yollarda veya sürüş koşullarının kolay olduğu yollarda kullanıyor. Bu nedenle Mercedes-Benz, GLE’nin sadece içten yanmalı motorlu modelleri için Off-Road Engineering Paketi kapsamını yeniden düzenleyerek daha düşük fiyatlarla sunuyor. Paketin içinde motor altı koruması ve AIRMATIC havalı süspansiyon sisteminin yanında yerden 30 mm daha fazla yükseklik gibi avantajlı özellikler bulunuyor.

Mevcut MBUX sürümünde bulunan ‘Arazide Sürüş Modu’, eğim, yalpa açısı, yön (pusula) ve direksiyon açısı gibi özel içeriği yeni bir görsel deneyime dönüştürüyor. 360° kameralı Park Paketi’nin sunduğu ‘şeffaf motor kaputu’ özelliği sürücünün yol üzerinde bulunan büyük taşlar veya derin çukurlar gibi engelleri daha iyi fark etmesini sağladığından sürücüye son derece yardımcı oluyor. Bu özellik ayrıca rampa veya tepelerden geçerken de avantaj sağlıyor.

Çekiş gücü daha da artırılan GLE’nin özel olarak tasarlanan dört tekerlekten çekiş sistemi ve vites oranı, 3,5 tona kadar yüksek çekiş kapasitesi ve 140 kg’a kadar çekiş gücü sunuyor. Tamamen elektrikli römork bağlantısı; bagaj kapağı üzerinde bulunan bir düğme veya merkezi ekran paneli ile tek bir düğmeye basarak aracın altından dışarıya doğru açılıyor ve otomatik bir şekilde çalışma konumunda sabitleniyor. Kullanımdan sonra yine kolaylıkla tampon arkasındaki eski konumuna geri çekiliyor. Bir römork yerine, örneğin bisiklet taşımak amacıyla bağlantı tertibatını kullananlar için de özel bir işlev sunuluyor. Römork bağlantı bileşenindeki iki ek cıvata ile bisiklet askısı güvenli bir şekilde taşınabiliyor. Sahip olduğu 100 kg’a kadar yük taşıma kapasitesi ile elektrikli bisikletler de artık taşınabiliyor.

GLE’de yeni olan bir başka özellik de navigasyon sistemi için römork güzergâh planlayıcısı. Önceden tanımlanmış römorkla sürüş için uygun olan ve büyük sapmalar veya zaman kaybı içermeyen rotalar merkezi ekrandan planlanabiliyor. Diğer faktörlerin yanında, güzergâh genişliği ve yüksekliği ile ağırlık kısıtlamaları da dikkate alınıyor. Römork, MBUX sistemindeki römork menüsü üzerinden sisteme tanımlanıyor ve araca elektrik bağlantısı yapılmasının ardından otomatik olarak sistemde görüntüleniyor. Müşteriler bisiklet askıları ve iki ayrı römork boyutu arasından seçim yapabiliyor. Ayrıca hız limiti de ayarlanabiliyor. Römork güzergâh planlayıcısı bu bilgiyi de dikkate alıyor. Özellikle kullanışlı olan diğer bir özellik de Trafik İşareti Asistanı. Sadece çekici ünite/römork kombinasyonu için izin verilen hız değerlerini gösteriyor. Ayrıca, DISTRONIC ve Aktif Hız Sınırı Yardımcısı etkinleştirildiğinde, araç sadece ilgili hız sınırına ulaşıncaya kadar hızlanıyor.

Kapsamı genişletilen Römork Manevra Yardımcısı artık kameralı sistem üzerinden de çalışıyor. Böylece yalpa hareketlerine karşı kendi dengeleme ekipmanına sahip römorklar için de uygun şekilde kullanımı mümkün. Yardımcı sistem ayrıca bir römork ile manevrayı daha kolay, elverişli ve daha güvenli hale getiriyor. Sistem, çekici aracın direksiyon açısını 5 km/saat hıza kadar ve yüzde 15 yukarı eğime kadar otomatik olarak ayarlıyor. Sistem ayrıca MBUX sistemiyle entegre ve dokunmatik ekran üzerinden sezgisel bir şekilde kullanılabiliyor. Geri viteste çekici araç-römork kombinasyonu dengeleme özelliğine ek olarak, sistem ayrıca 90 dereceye kadar seçilebilir dönüş açılarında serbestçe kılavuzluk ediyor. Seçilen açının korunması amacıyla, çekici aracın direksiyonu otomatik olarak çalışıyor. Bu sayede römorkun daha hassas ve doğru bir şekilde konumlandırılması mümkün oluyor. Sürücüler ayrıca ilgili işlevi, römork istenen açıya ulaştığında ve düz bir hat üzerinde geri viteste sürüş gerektiği durumda da seçebiliyor. Tüm manevra süreci, merkezi ekran üzerinden farklı kamera görüş açılarıyla izlenebiliyor. Dinamik kılavuz çizgileri, aracın önünde uzanan yolu ve araç genişliğini gösteriyor. Başlangıçta sistemin işleyişini anlamak için kısa bir alıştırma yapılmalı. Bununla birlikte, çeki demiri uzunluğunun görsel ölçümü için römork üzerinde herhangi bir işaretleme gerekli değil.

Park etme sistemleri, gelişmiş çevre sensörleri sayesinde, sürücüye manevra sırasında daha iyi destek sağlıyor. MBUX sistemine entegre edilen bu sistemler, ayrıca daha sezgisel ve daha hızlı bir şekilde kullanılabiliyor. Aktif Direksiyon Yardımcısı, önceki modelden farklı olarak, artık çekiş modunda da etkin olarak kalıyor. Sistem, hafif dönüşlerde bile otomatik bir şekilde sürücünün şeritte kalmasına yardımcı oluyor.

Yeni gündüz sürüş farı tasarımları

GLE SUV’ye daha modern bir görünüm kazandıran çeşitli kapsamlı dış tasarım değişiklikleri arasında yeni ön tampon tasarımı görsel olarak daha çok öne çıkıyor. GLE’de kullanılan krom bileşen detaylı iki yatay kanatçık, radyatör ızgarası boyunca uzanıyor. Dış hava giriş ızgarasında da yatay bir krom kanatçık bulunuyor.

Mercedes-Benz araçların karakteristik özelliği olan farların ışık parlaması Standart LED Yüksek Performans farlarda, iki ışık çıkış noktası ile öne çıkan gündüz sürüş farını tamamlıyor. MULTIBEAM LED işleviyle dört ışık çıkış noktası sunuluyor. Ayrıca GLE’de güncellenen stop lambalarının iç tasarımı da ışık huzmesini iki yatay blok ile oluşturuyor.

GLE SUV için sodalit mavi (metalik) ve MANUFAKTUR alpin gri (mat) renk seçenekleri de ekleniyor. Aerodinamik özellikleri optimize edilmiş 19 ve 20 inç boyutlarda iki hafif alaşım jant, GLE için sunulan kapsamlı seçenekleri tamamlıyor. Jantlar, parlak dış kaplaması ve beş ikiz parmaklı tasarımıyla öne çıkıyor. Mercedes-Benz logosunun hareketli yansımasıyla dikkat çeken ortam aydınlatması da yeni bir özellik.

İç mekânda Mercedes-Maybach GLS ve Mercedes S-Serisi’nde kullanılan incelikli detaylar öne çıkıyor

GLE’de ilk defa, yatay parmaklarda sensör yüzeylerine sahip en yeni nesil direksiyon simidi kullanılıyor. Sürücü, direksiyon simidinin sağ ve sol tarafında bulunan dokunmatik bileşenler sayesinde, sürücü ekranını ve merkezi ekranı direksiyon simidi üzerinden kullanabiliyor.

İç mekânda göze çarpan başka bir özellik ise merkezi ve yan havalandırma deliklerinde kullanılan krom detaylar. Önceki serilerde siyah kenarlı olmakla birlikte, artık bu bileşenler Mercedes-Maybach GLS’de olduğu gibi gerçek galvaniz metal kaplamaya sahip.

İç mekân döşeme seçenekleri, klasik ve yenilikçi tasarımlar arasında geniş ölçüde çeşitlilik göstermeye devam ediyor. Mercedes-Maybach GLS’de kullanılan ve artık ayrıca GLE SUV modelinde mevcut olan ‘MANUFAKTUR piyano boyası siyah çizgili süslemeler’ öne çıkıyor. Siyah tasarımlar seçildiği durumda, napa deri döşemeli koltuklar da sunuluyor. Ortam aydınlatmasıyla birlikte, S-Serisi ile aynı renkler ve kombine renk seçenekleri arasından seçim yapılabiliyor. 100 W güç çıkışına sahip 2 USB port pratik bir şarj seçeneği olarak arka koltuk kol dayamasında yer alıyor.

Yüksek kaliteli bir ses sistemi olan Burmester® Surround Ses Sistemi artık kişisel ses ayarları ve etkileyici Dolby Atmos ses deneyimi sunuyor. Burmester® Surround Ses Sistemi’nin diğer özellikleri arasında 13 hoparlör, 13 ayrı amplifikatör kanalı ve 590 watt sistem güç çıkışı bulunuyor.

Yeni bir sistem olarak sunulan Energizing Air Control Sistemi, hava kalitesi ve ince partikül sensörleri aracılığıyla hava kalitesini izliyor. İki aşamalı filtre tasarımı, ince partikül oranını ve diğer kirletici bileşenlerini büyük ölçüde azaltıyor. Ölçüm değerine bağlı olarak, araç temiz hava ve hava çevrimi modları arasında akıllı bir sistemle geçiş yapıyor.

MBUX sisteminin en güncel sürümü: Sezgisel çalışma ve öğrenme kapasitesi

İkinci nesil MBUX (Mercedes-Benz Kullanıcı Deneyimi) Bilgi-Eğlence Sistemi, GLE’de de artık güncel. Hem donanımda hem yazılımda kaydedilen önemli gelişmeler sayesinde, araç iç mekânı daha dijital ve daha akıllı. Akıllı ekran görünümlerine sahip LCD ekranlar üzerinden birçok araç ve konfor özelliği kontrol edilebiliyor. 12,3 inç büyüklüğe sahip sürücü ekranı ve merkezi ekranlar, daha önceki modellerle aynı. Merkezi ekran doğrudan ve dokunmatik olarak kolay bir şekilde kullanılabiliyor. Apple Car Play ve Android Auto hizmetleri artık kablosuz olarak da sunuluyor.

Sürücü ekranı ve merkezi ekran, bütüncül ve estetik bir deneyim sunuyor. Bu ekranlar bilgiyi yapılandırılmış ve açıkça tanımlanmış bir şekilde ulaştırıyor. Toplam 3 ekran tasarımı (klasik, sportif, akıllı) ve 4 mod (navigasyon, yardım, hizmet, arazi) ile görünüm kişiselleştirilebiliyor.

Hey Mercedes: Her geçen gün daha da akıllanan sesli asistan

‘Hey Mercedes’ sesli asistan interaktif ve öğrenme kabiliyetine sahip. Sürücü ve yolcular ayrıca "Hey Mercedes" etkinleştirme komutunu kullanmaya gerek olmadan sesli olarak belirli işlemleri devreye alabiliyor. Bunlar arasında örneğin telefon çağrısı yanıtlama da bulunuyor. Hey Mercedes ayrıca "Yardım" komutunu duyması üzerine araç işlev ve özelliklerini açıklıyor, bir akıllı telefonun Bluetooth ile nasıl bağlandığı veya ilk yardım setinin nerede olduğu sorulduğunda yardımcı oluyor. Hey Mercedes, sürücü ve yolcuların konumunu belirliyor. İç mekân aydınlatması veya güneşlik gibi diğer araç özellikleri de artık sesli komutla kontrol edilebiliyor.
Devamı
Sanat
Mercedes-Benz’den İstanbul Müzik Festivali’ne 37 yıldır aralıksız destek
· Mercedes-Benz, İstanbul Müzik Festivali’nin bu yıl da ‘Yüksek Katkıda Bulunan Gösteri Sponsoru’.

· Mercedes-Benz’in sponsor olduğu konserlerden Budapeşte Festival Orkestrası ve Iván Fischer ve Francesco Piemontesi konseri, 3 Haziran’da İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde.

· Mercedes-Benz sponsorluğunda sanatseverlere keyifli anlar yaşatacak Hafta Sonu Klasikleri, 25 Mayıs  Fenerbahçe Parkı’nda, 2 Haziran’da Yıldız Parkı’nda.


Mercedes-Benz’in 37 yıldır kesintisiz olarak desteklediği Türkiye’nin en saygın ve köklü klasik müzik etkinliklerinden İstanbul Müzik Festivali’nin bu yıl 52’ncisi düzenleniyor. Festivalde, dünyanın en iyi orkestralarından biri kabul edilen Budapeşte Festival Orkestrası ve usta piyanist Francesco Piemontesi de Mercedes-Benz’in katkılarıyla müzikseverlerle buluşuyor.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen ve dünyanın dört bir yanından seçkin orkestraları ve yetenekli solistleri ağırlayan festivalin bu yıl da ‘Yüksek Katkıda Bulunan Gösteri Sponsoru’ olan Mercedes-Benz, kültür ve sanat yaşamının zenginleşmesine ve sanata erişilebilirliği artırmaya katkı sağlamayı amaçlıyor.

Johannes Brahms’ın eserleri, Budapeşte Festival Orkestrası’nın etkileyici performansı ve Francesco Piemontesi’nin özgün yorumlarıyla İstanbul’un büyülü atmosferinde yeniden hayat bulmaya hazırlanıyor. Klasik müzik tutkunları, 3 Haziran Pazartesi saat 20.00’de Atatürk Kültür Merkezi Türk Telekom Opera Salonu’nda günümüzün en vizyoner şeflerinden Iván Fischer’ın yöneteceği konserde unutulmaz bir deneyim yaşayacak.

İstanbullu müzikseverler, Mercedes-Benz sponsorluğundaki Hafta Sonu Klasikleri ile müziğe doyacak

Bu yıl da Mercedes-Benz’in sponsorluğunda İstanbul’un parklarını müzikle buluşturan Hafta Sonu Klasikleri 25 Mayıs Cumartesi saat 18.30’da Fenerbahçe Parkı’nda ve 2 Haziran Pazar saat 17.00’de Yıldız Parkı'nda gerçekleşecek.

Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu ve Otomobil Grubu Başkanı Şükrü Bekdikhan, “Sanat severleri dünyaca ünlü müzisyenlerle ve muazzam performanslarla buluşturan, Türkiye’nin en uzun solukluetkinliklerinden biri olan İstanbul Müzik Festivali’ni 37 yıldır kesintisiz olarak desteklemekten ve festivalin ‘Yüksek Katkıda Bulunan Gösteri Sponsoru’ olmaktan gurur duyuyoruz. Mercedes-Benz Otomotiv olarak, kültür ve sanatın gelişimine destek vererek sanatın evrenselliğini ve erişilebilirliğini artırmaya yönelik çabalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.
Devamı
Lojistik
Mercedes-Benz’in 210 milyon TL’lik yatırım yaptığı yeni Parça Lojistik Merkezi açıldı
· Mercedes-Benz Otomotiv tarafından kurulan yeni Parça Lojistik Merkezi’nden tüm Türkiye’deki acentelere parça tedariği sağlanacak.

· Yenilikçi teknolojilerin kullanımıyla fark yaratan 15 bin m² kapalı depolama alanına sahip yeni lojistik merkezi 100 kişilik ek istihdam sağlıyor.

· Mercedes-Benz için özel olarak geliştirilen ve dünyada 3’üncü olarak Gebze’de kullanılan ambar yönetim sistemi müşteri odaklılığı ile lojistik verimliliğini artırıyor, hata oranını en aza indiriyor.


Mercedes-Benz Otomotiv, Gebze’de kurduğu ve tüm Türkiye’deki acentelere parça tedariği sağlayacağı yeni Parça Lojistik Merkezi’nin açılışını gerçekleştirdi. 15 bin m² kapalı depolama alanına ve 7 bin m² daha büyümeye imkân verecek opsiyonlu alana sahip merkez, müşteri odaklılığı, sürdürülebilirlik yatırımları ve lojistik verimliliği ile fark yaratıyor. Mercedes-Benz Otomotiv'in kendi elektriğini kendisi üretecek yeni lojistik merkezi sayesinde Türkiye, Mercedes-Benz için özel olarak geliştirilen yüksek teknolojiyle donatılmış ambar yönetim sistemini kullanmaya başlayan dünyada 3’üncü ülke oldu.

Merkezin açılış töreninde konuşan Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Şükrü Bekdikhan, “Yeni lojistik merkezimizi, müşterilerimize ve paydaşlarımıza daha iyi hizmet sunma vizyonumuz doğrultusunda şekillendirdik. Yenilikçi teknolojilerin kullanımıyla fark yaratan lojistik merkezimiz ile markamızın sürdürülebilirlik konusundaki taahhüdünü de yansıtıyoruz. Müşteri odaklı yaklaşımımızı operasyonel mükemmeliyetle birleştirerek, sektörde öncü bir konumda olmaya devam ediyoruz. İhtiyaçlarımız doğrultusunda 22 bin m²’ye kadar büyütebileceğimiz tesisimiz ile enerji verimliliği, atık yönetimi ve karbon ayak izinin azaltılması gibi alanlarda öncü uygulamaları benimseyerek çevresel etkiyi en aza indirmeyi amaçlıyoruz. 210 milyon TL’lik yatırımla kurduğumuz yeni lojistik merkezimiz ile 100 kişilik ek istihdam sağlıyoruz” dedi.

Kendi elektriğini üretecek, azami geri dönüşüm sağlayacak

Faaliyete geçmesi yaklaşık 18 ayı bulan merkez için özel olarak geliştirilen ambar yönetim sistemi dünyada 3’üncü olarak tesiste kullanılıyor. Bu teknoloji, iş modeline operasyonel verimlilik kazandırıyor ve müşteri odaklı tüm ihtiyaçları karşılıyor. Tamamen elektrikli makina ve ekipmanların kullanıldığı lojistik merkezi, çatısındaki GES (Güneş Enerji Santrali) projesi sayesinde kendi elektriğini üreten bir bina formatına sahip olacak. Etkin atık yönetimi ile azami geri dönüşüm sağlamasının yanı sıra tüm alanlarda enerji tasarrufunu sağlayan aydınlatma sistemi ile sürdürülebilir bir mimari sunuyor.

Daha hızlı işlem, en aza indirilen hata oranı 
Daha büyük parçalar için serbest ambarlama imkânı tanıyan alanlar, lastik ve elektrikli araçların bataryalarının depolanması için tasarlanmış yangına dayanaklı özel odaların olduğu tesis, 70 bin tanımlı, 30 bin aktif parça portföyüne sahip. Lojistik merkezine entegre olarak kurulan C tipi antrepo sayesinde ise ithalat süreçleri çok daha hızlı ve verimli şekilde tamamlanabiliyor. Merkezdeki tüm işlemler, lokasyonlar ve parçalar üzerinde bulunan barkod sayesinde mobil el terminalleri kullanılarak yürütülüyor. Bu sayede süreçler hızlanırken hata oranları da en aza iniyor.
Devamı