• Mercedes Benz Yetkili Satıcıları, Acenteleri ve Servisleri Derneği
Menü
Tüm Haberler
Maybach
Maybach, Merakla Beklenen “The Devil Wears Prada 2” Filmine İkonik Bir Giriş Yapıyor
Mercedes-Benz’in en prestijli markalarından Maybach, 20th Century Studios imzalı merakla beklenen “The Devil Wears Prada 2” filmiyle hayata geçirilen global kampanya kapsamında güçlü bir iş birliğine imza atıyor.
Filmin baş karakteri Miranda Priestly’nin aracı olarak konumlanan Mercedes-Maybach S-Serisi, gücün, zarafetin ve ayrıcalığın simgesi olarak hikayede merkezi bir rol üstleniyor. Bu iş birliği, Maybach’ın “The Art of Arrival” felsefesini odağına alıyor.

İlk filmin 2006 yılında moda dünyasında yarattığı etkiyi takiben, Mercedes-Benz’in S-Serisi modeliyle hafızalara kazınan bu güçlü bağ, 20 yıl sonra yeni nesil Mercedes-Maybach S-Serisi ile yeniden hayat buluyor. 1 Mayıs’ta vizyona girecek devam filmiyle birlikte marka, sinema ve moda dünyasında bir kez daha ikonik bir konum elde ediyor.
“The Art of Arrival” Felsefesiyle Ayrıcalığın Yeni Tanımı

“The Art of Arrival” felsefesiyle ayrıcalığı yeniden tanımlayan Mercedes-Maybach, zamansız stil anlayışını sinema dünyasının ikonik evrenlerinden biriyle buluşturuyor. The Devil Wears Prada 2’nin merakla beklenen devam filmi 1 Mayıs’ta sinemalarda izleyiciyle buluşmaya hazırlanırken, marka Mercedes-Maybach S-Class modeliyle “The Devil Wears Prada” evrenine geri dönüyor. Bu iş birliği, stilin iki ikonik temsilcisini kutlayan, markanın türünün ilk örneği olan yeni bir kampanyasının parçası olarak hayata geçiriliyor.

Kampanyanın merkezinde yer alan “The Art of Arrival” söylemi, hem Maybach markasının hem de “The Devil Wears Prada” evreninin ortak değerlerini yansıtıyor: “Gerçek güç, yüksek sesle kendini göstermeye ihtiyaç duymaz; detaylarda, duruşta ve kusursuz bir deneyimde kendini hissettirir.”

Mercedes-Maybach’ın kapıları kapandığı anda başlayan bu deneyim, yalnızca bir ulaşım anı değil; aynı zamanda gündelik hayatın yoğunluğundan uzaklaşılan, kişisel bir yaşam alanına geçiş anlamına geliyor. El işçiliğiyle şekillenen iç mekân detayları, kusursuz sürüş performansı ve arka koltukta sunulan üst düzey konfor, bu felsefenin en güçlü yansımaları arasında yer alıyor.

Mercedes-Benz Group AG Dijital & İletişim ve Yatırımcı İlişkileri Başkan Yardımcısı Christina Schenck iş birliği hakkında: “The Devil Wears Prada 2, Mercedes-Maybach S-Serisi için mükemmel bir sahne sunuyor. 20 yıl sonra, filmin geri dönüşünü aracımızın aynı derecede güçlü ve stil sahibi bir konumlandırmasıyla kutluyoruz. Sofistike tasarımı ve tavizsiz mükemmeliyetiyle Maybach, filmin karakterlerinin kendine güvenen zarafetini yansıtıyor. Karakteristik otomobiller zamansızdır ve asla modası geçmez.” ifadelerini kullandı.

Disney İş Birlikleri, Promosyonlar ve Etkinliklerden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Lylle Breier ise: “The Devil Wears Prada 2 filminde ‘varışın sanatı’ kritik bir rol oynuyor. Kusursuz işçilik ile zamansız lüksün buluştuğu Maybach gibi bir marka ile iş birliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” diye ekliyor.

Mercedes-Maybach S-Serisi: Gücün ve Zarafetin Sembolü

Mercedes-Maybach S-Serisi, sinema tarihinin en ikonik karakterlerinden biri olan Runway Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Miranda Priestly için doğal bir eşleşme sunuyor. Araç; rafine gücü, zamansız zarafeti ve üstün işçiliğiyle yüksek moda dünyasının estetik kodlarını kusursuz şekilde yansıtıyor.

New York sokaklarında geçen yolculuklar ve aracın özel Manufaktur iç mekânında yaşanan anlar, lüksün yalnızca bir trend değil; işçilik, akıl ve zamansız tasarımın birleşimi olduğunu vurguluyor.

Bu güçlü konumlandırmaya ek olarak Mercedes-Benz ürün gamında yer alan S-Serisi, GLE, tamamen elektrikli G-Serisi ve V-Serisi modelleri de filmde yer alarak markanın her segmentte “en arzu edilen otomobilleri üretme” vizyonunu destekliyor.
Devamı
She’s Mentoring Programı 2026
Mercedes-Benz, She’s Mentoring Programı 2026 Dönemi Başvuru Sürecini Tamamladı
- 2026 döneminde She’s Mentoring programına toplam 1.154 başvuru gerçekleşti.

- Başvurular, Fox HR tarafından yürütülen yetkinlik testleri ve jüri değerlendirmesi ile çok aşamalı olarak değerlendirildi.

- %40,4’lük oranla en çok “Teknoloji ve İnovasyon” kategorisi ilgi gördü. 40 farklı şehirden ve yurt dışından başvuru alan program, 133 üniversite ve 122 farklı bölümden mezun adayı bir araya getirdi.

2015 yılından bu yana dünya genelinde 70’i aşkın ülkede aktif olarak birbirinden başarılı kadınları bir araya getiren She’s Mercedes platformu, Türkiye’de 2019 yılında faaliyete geçerek, kültür & sanat, müzik, spor, moda ve girişimcilik gibi farklı alanlarda sponsorluk ve sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştiriyor. Bu güçlü yapıdan beslenerek bir adım daha ileriye taşınan ve 2024 yılında hayata geçirilen, kısa sürede hem katılımcılardan hem de sektör profesyonellerinden yoğun ilgi gören She’s Mentoring Programı, 2026 döneminde de ilgi görmeye devam ediyor. Programın başvuru süreci 13 Mart itibarıyla tamamlandı. Başvurular, uluslararası standartlarda değerlendirme süreçleri kapsamında Fox HR tarafından gerçekleştirilen yetkinlik testleri ve jüri değerlendirmeleri ile çok aşamalı bir eleme sürecinden geçirildi.

2026 döneminde başvurular; “Sürdürülebilirlik”, “Yaratıcı Endüstriler” ve “Teknoloji & İnovasyon” olmak üzere üç ana kategori altında toplandı. Bu yıl en yoğun ilgi %40,4 ile “Teknoloji & İnovasyon” kategorisine gösterildi. Program, Türkiye genelinde geniş bir erişim sağlamaya devam ederken; 40 farklı şehirden ve yurt dışından başvurular alındı. Bu çeşitlilik, programın farklı disiplinlerden ve bakış açılarından genç profesyonelleri bir araya getirme hedefini güçlendiriyor.

She’s Mentoring programına başvuran adayların büyük çoğunluğu 26–35 yaş aralığında yer alırken, ortalama iş deneyimi 5-7 yıl olarak öne çıkıyor. Başvurular, 133 farklı üniversite ve 122 farklı bölümden mezun adaylardan oluşarak programın kapsayıcı yapısını ortaya koyuyor. Programın en çok sosyal medya kanalları aracılığıyla duyulmuş olması (%46,7), dijital iletişimin genç profesyonellere ulaşmadaki etkisini bir kez daha gösteriyor.

2026 Dönemine Dair Detaylar
She’s Mercedes çatısı altında yürütülen program, bu yıl da “Sürdürülebilirlik”, “Teknoloji & İnovasyon” ve “Yaratıcı Endüstriler” olmak üzere üç kategori altında, ilham alanlarına göre belirlenmiş öncü kadın liderleri genç yeteneklerle bir araya getiriyor. Program, bilgi ve deneyim paylaşımını merkeze alan mentorluk modeliyle katılımcıların liderlik becerilerini geliştirmeyi, profesyonel ilişkilerini genişletmeyi ve kariyer hedeflerini somut projelere dönüştürmelerini amaçlıyor.

2026 dönemi boyunca mentiler; She’s Dreaming platformu kapsamında profesyonel ağ kurma, öz motivasyon, strateji geliştirme, kişisel farkındalıklarını artırma ve yeni nesil liderlik yetkinliklerini güçlendirme konularında kapsamlı bir gelişim sürecine dahil olacak. Değerlendirme aşamalarını başarıyla tamamlayan mentiler, kendi kategorileri kapsamındaki mentorlarıyla eşleştirilerek birebir çalışma fırsatı elde edecek. Yedi ay sürecek bu yolculukta mentorlar, deneyimlerini ve uzmanlıklarını paylaşarak mentilerin projelerini geliştirmelerine ve iş dünyasında daha güçlü adımlar atmalarına destek olacak.

Menti olarak seçilmeyen ancak jüri değerlendirmesi öncesinde son aşamaya kalan adaylar ise ilgili kategori liderleriyle gerçekleştirilecek online eğitimlere ve She’s Dreaming platformu kapsamındaki dijital gelişim programlarına katılma imkânı bulacak. Program sonunda jüri tarafından üç farklı kategoride birinci olarak seçilen mentiler, kişi başı 600.000 TL olmak üzere toplamda 1,8 milyon TL değerindeki ödülün sahibi olacak. Bu ödül, kazanan mentilerin projelerini hayata geçirmeleri ve hayallerini gerçeğe dönüştürmeleri için önemli bir kaynak oluşturacak.
Devamı
Turizm 2026
Turizm sektörü 2026 sezonuna Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar ile hazırlanıyor
Mercedes-Benz, 2026 turizm sezonunda da hafif ticari araçlarıyla sektörün güvenlik, konfor ve kalite ihtiyaçlarını karşılamaya devam ediyor.
Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar, Sprinter ve Vito ile turizm sektörüne en uygun çözümleri sunuyor.
Taşımacılık sektörüne yönelik çözümleriyle en çok tercih edilen markalardan biri olan Mercedes-Benz, 2026 yaz sezonunda da Sprinter ve Vito ile turizm sektörünün farklı ihtiyaçlarına çözüm sunuyor. Ayrıca düzenlenen satış kampanyaları ve Mercedes-Benz Finansal Hizmetler’in uygun koşulları ile turizm sektöründe her büyüklükteki şirkete uygun çözümlerle öne çıkıyor.

Ticari ve kişisel kullanıma yönelik araçlarıyla sektörde farklılaşıyor

Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar İcra Kurulu Üyesi Tufan Akdeniz Türkiye’de sundukları modellerle premium segmentte en çok tercih edilen marka olduklarını belirterek, “Müşteri odaklı bakış açımız bizim en güçlü özelliklerimizden. Birçok üstyapı çözümüyle müşteri ihtiyaçlarına göre şekillendirdiğimiz Sprinter ile en fazla minibüs koltuk varyantlı ürün gamına sahip markayız. Turizm sektörünün ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde araçlarımızı uyarlıyor, farklı şekillerde kişiselleştirilebilen araç içi düzenlemeler ve donanımlar sunuyoruz. Yolcu taşımacılığında en çok aranan modelimiz Sprinter, orijinal minibüs olarak en çok tercih edilen aracımız olarak öne çıkıyor.” dedi.

Turizmin taşıyıcı gücü Mercedes-Benz Sprinter

Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar, 1995 yılında Sprinter modeliyle hafif ticari araç segmentinde bir devrim yaratırken olağanüstü çok yönlülüğü, güvenilirliği, yüksek konfor seviyesi ve otomobil benzeri sürüş özellikleri ile öne çıktı. Türkiye’de 30 yıldır farklı kullanım amaçlarına uygun çok sayıda versiyonuyla Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar’ın amiral gemisi olan Sprinter, özellikle müşteri ve endüstriye özgü ihtiyaçlara uyum sağlama yeteneğiyle öne çıkıyor. Türkiye’nin en önemli sektörlerinden biri olan turizm sektöründe müşteri ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde uyarlanarak farklı şekillerde kişiselleştirilebilen araç içi düzenlemeler ve donanımlar sunuluyor.

Konfor Turizmin Merkezi: Vito

25 yılı aşkın süredir her türlü sektörde kendini kanıtlayan Mercedes-Benz Vito, yolcu taşımacılığında Tourer ile çözümler sunuyor. 8+1 koltuklu Vito Tourer, turizm sektöründeki ihtiyaçlara yönelik çözümleriyle her zaman ilk tercih edilen modellerden biri olmaya devam ediyor. Modüler koltuk düzeni, optimize edilmiş iç mekân ergonomisi ve yüksek taşıma kapasitesiyle turizm ve transfer hizmetleri sunan işletmeler için ideal bir seçenek olan Vito Tourer, Mercedes-Benz’in üstün sürüş güvenliği teknolojileri ile yakıt verimliliğini birleştiriyor. Sahip olduğu güvenlik ve yardımcı sistemlerle de sürücülere ve yolculara gelişmiş işlevler sunuyor.
Devamı
Yeni C-Serisi
Tamamen elektrikli yeni C-Serisi: Segmenti baştan tanımlıyor
•  Şimdiye kadarki en sportif ve heyecan verici C-Serisi: Arka aks yönlendirme sistemi, AIRMATIC havalı süspansiyon ve sınıfında benzersiz iç mekân konforu sayesinde, eşsiz çeviklik sağlarken uzun mesafede rahatlık sunuyor.

•  Çarpıcı: Coupé benzeri silueti, atletik GT arka kısmı ve ikonik ızgarasıyla dikkat çeken tasarım.

•  Sığınağınız: Sınıfında lider, yüksek kalite hissi sunan yeni kişisel konfor alanı, “Welcome home”.

•  Sezgisel: MB.OS ve Dijital Ekstralar[1] sayesinde, bu segmentte bilgi-eğlence ve sürüş hiç bu kadar akıllı, sezgisel ve kişiselleştirilmiş olmamıştı.

•  Uzun mesafeler için tasarlandı: 762 kilometreye kadar menzil (WLTP)[2] ve sadece 10 dakikada[3] 325 kilometre gidebilecek kadar şarj

• Tüm bu özellikleriyle, yeni tamamen elektrikli C-Serisi, segmenti yepyeni bir seviyeye taşıyor ve geleceği yeniden tanımlıyor.

C-Serisi, yenilikçilikle tanımlanan başarı öyküsü sayesinde Mercedes-Benz'in en çok satan ve en popüler modellerinden biri olmuştur. Mercedes-Benz yeni tamamen elektrikli C-Serisi ile liderliği ele alarak segmenti yeniden tanımlıyor. Sürekli değişimin hâkim olduğu bir dünyada tutarlılık hissini koruyor. Zarafet, konfor, akıllılık ve sportiflik gibi temel değerlerine sadık kalarak, her birini yeni bir seviyeye taşıyor. Mercedes-Benz, bu elektrikli modelle kullanıcılara kişiliklerini ve yaşam tarzlarını mükemmel biçimde yansıtan, kendilerine özel bir C-Serisi sürmenin benzersiz bir yolunu sunuyor.

C-Serisi'ni nesiller boyu diğerlerinden ayıran özellik, otomobilin içine oturup kapıları kapattığınız anda kendinizi evinizde hissetmenizdir. C-Serisi günlük stresten uzaklaşarak enerji toplayabileceğiniz konforlu bir sığınak. Yeni tamamen elektrikli C-Serisi, kendi segmentinde açıkça öne çıkan bir kalite ve konfor seviyesiyle “Welcome home.” hissini yeni bir boyuta taşıyor. Otomobilin mucidi olarak Mercedes-Benz; kullanıcılara somut faydalar sağlayan yeniliklerle otomobil sektöründe 140 yıldır temsil ettiği öncü ruhu etkileyici bir şekilde somutlaştırıyor:

Yeni tamamen elektrikli C-Serisi ile orta sınıf elektrikli araçları yeniden tanımladıklarını söyleyen Mercedes-Benz Group AG CEO’su Ola Källenius, “Müşterilerimiz, sevilen bu modelin yeni versiyonundan tam olarak bekledikleri şeyi alacaklar; performans, konfor, dinamizm ve zekanın mükemmel birleşimi. Bunun da ötesinde, bugüne kadar ürettiğimiz en güçlü ve en sportif C-Serisi olarak saf sürüş keyfi ve yüksek menzil sunuyor. Tüm bunları gerçekleştirirken de müşterilerimiz kendilerini güvende hissediyorlar.” diyor.

Önemli bilgiler

Etkileyici karizmayla zarafet: Coupe benzeri silüeti, 1.050 aydınlatmalı noktaya sahip ikonik ızgarası ve etkileyici GT arka tasarımıyla, yeni elektrikli C-Serisi, en güncel Mercedes-Benz tasarım dilini tutkuyla somutlaştırarak orta sınıf segmentte benzersiz ve son derece arzu edilen bir şekle bürünüyor.

Her ayrıntıda tavizsiz kalite ve işçilik: Yeni tamamen elektrikli C-Serisi, tanıdık "Welcome home." hissini yepyeni bir seviyeye taşıyarak, üstün kalite ve konfor için yeni bir ölçüt belirliyor. Akıcı şekiller, sertifikalı vegan iç mekân da dahil olmak üzere en yüksek kalitede işçiliğe sahip incelikli malzemeler, "Twisted Diamond" Nappa deri tasarımı gibi mükemmel bir şekilde işlenmiş detaylar ve olağanüstü akustik konfor, tüm duyulara hitap eden benzersiz bir atmosfer yaratıyor. Yeni son teknoloji elektrikli koltuklar, bel desteği, masaj fonksiyonu, Isıtmalı ve havalandırmalı koltuklar ve Burmester® yüksek kalite 4D surround ses sistemi ile iç mekân lüks bir deneyime dönüşüyor.

Yeni bir verimlilik ve iklim konforu seviyesi: Yeni elektrikli C-Serisi, kış aylarında önceden hazırlanmaya gerek kalmadan, araca bindikten kısa bir süre sonra mükemmel iklim konforu sunuyor. Örneğin, dondurucu -7 derecede 20 dakikalık bir yolculukta, iç mekân geleneksel içten yanmalı modellere göre iki kat daha hızlı ısınıyor ve çok kaynaklı ısı pompası sayesinde enerji ihtiyacı neredeyse yarıya düşüyor.

Kendi yıldızlı gökyüzünüzü yaratın: SKY CONTROL panoramik cam tavanda yer alan 162 adet yıldız, kullanıcının seçtiği ortam aydınlatması rengini alarak özelleşmiş yıldızlı gökyüzünü yaratıyor.

Davetkar ve sürükleyici bir deneyim için sınıfının en iyisi yüksek teknoloji: 39,1 inçlik kesintisiz MBUX HYPERSCREEN, bütünsel bir bilgi-eğlence deneyimi yaratarak yeni standartlar belirliyor. 1.000'den fazla bağımsız LED ve ayarlanabilir parlaklık bölgelerine sahip yenilikçi matris arka aydınlatma teknolojisi, sürücü için net bilgiler ve ön yolcu için kişiselleştirilmiş eğlence sunuyor.

Şimdiye kadarki en sportif C-Serisi, gerçek sürüş keyfi için de çıtayı yükseltiyor: Elektrikli sedan, virajları son derece çevik bir şekilde alırken uzun yolculuklarda S-Serisi kadar sarsıntısız. 4,5 derecelik arka aks yönlendirme sistemi sayesinde dönüş çapını 11,2 metreye düşürüyor; ayrıca Car-to-X ve Google Maps verilerine dayalı öngörülü sönümleme sunan akıllı AIRMATIC havalı süspansiyon sistemine sahip.

Akıllı sürüş yeniden tanımlandı: Üretken yapay zekaya sahip MBUX Sanal Asistan, yolculuk boyunca eşlik ederek bilgili bir arkadaş gibi yanıt veriyor. MBUX Surround Navigasyon ve artırılmış gerçeklik head-up display, karmaşık trafikte bile net yönlendirme sağlıyor.

Her zaman güncel ve istenen şekilde kişiselleştirilebiliyor: Mercedes-Benz İşletim Sistemi (MB.OS), tüm araç yazılımları için düzenli kablosuz güncellemeler sunuyor. Böylece C-Serisi yıllarca güncel tutularak yetkili servise gitmeye gerek kalmadan eğlenceden sürüş destek sistemlerine kadar yeni işlevler eklenmesine imkân veriyor.

Uzun mesafede konforun en üst noktası: Yeni tamamen elektrikli C-Serisi, yüksek aerodinamik yapısı ve ısı pompası ile 300 kW'a kadar reküperasyon gücüne sahip one-box fren sistemi gibi yenilikler sayesinde 762 kilometreye (WLTP) 2 kadar menzil sunuyor. 800 volt teknolojisi ve 94 kWh kullanılabilir enerji içeriğine sahip yeni batarya, sadece 10 dakikada 325 kilometreye3 kadar menzil sunan şarj sağlıyor. Çift yönlü şarj için de hazır olan elektrikli sedan, mobil bir enerji depolama ünitesine dönüşüyor.

Çok yönlü ve her türlü maceraya hazır: Yeni elektrikli C-Serisi, günlük kullanımda, yolculuklarda ve boş zamanlarda etkileyici bir performans sergiliyor. Geniş iç hacmi, modüler bagajı ve rakipsiz 101 litrelik ön bagajı[4] ile yüksek depolama alanı sunuyor. 1,8 tona kadar çekme kapasitesi ve son teknoloji destek sistemleriyle çok yönlü ve güvenli.

Her durumda proaktif koruma güvenlikte yeni bir ölçüt belirliyor: DISTRONIC ve MB.DRIVE destek sistemlerinden PRE-SAFE® viraj fonksiyonuna kadar, yeni tamamen elektrikli C-Serisi kapsamlı aktif ve pasif güvenlik özellikleri sunuyor.
Devamı
Mercedes-Benz EQS
Yeni Mercedes-Benz EQS: Hiç olmadığı kadar akıllı, hiç olmadığı kadar gelişmiş.
- 926 kilometrelik WLTP menzili[1] ile yeni EQS, kesintisiz uzun yol deneyimi sunuyor.

- 350 kW'a kadar şarj gücü ile 10 dakikada 320 km'ye kadar menzil (WLTP) sunacak şekilde şarj edilebiliyor.[2]  

- Yeni EQS'i piyasaya süren Mercedes-Benz, seri üretim otomobillere elektronik direksiyon teknolojisini getiren ilk Alman otomobil üreticisi oldu.[3] 

- Yapay zekalı süper bilgisayar, yazılımı güncel tutuyorr ve EQS'i her zaman çekici kılıyor.

Mercedes-Benz'in ilk tamamen elektrikli lüks sedanı EQS, 2021'den beri teknolojiye öncülük ediyor. Seri üretim otomobillerin aerodinamik dünya şampiyonu olan EQS, verimliliğe de yeni standartlar getirdi. Ayrıca, ekran ve işletim konseptinde devrim yaratan MBUX Hyperscreen özelliğine sahip ilk Mercedes-Benz'di. Mercedes-Benz, pazara sürülmesinden bu yana EQS'i sürekli olarak geliştirerek, yenilikleri model güncellemelerinden bağımsız olarak ve her zamankinden daha hızlı bir şekilde seri üretime entegre etti.

Aracın tüm bileşenlerinin dörtte birinden fazlası yeni geliştirildi, güncellendi ve daha da iyi hale getirildi. Yeni EQS'in özünde yeni nesil bir elektrik mimarisi yer alıyor. Bu, 800 volt teknolojisini, şirket içinde geliştirilen yeni sürüş sistemlerini, arka akstaki ana sistemde iki vitesli şanzımanı ve optimize edilmiş hücre kimyasına sahip daha büyük bataryaları içeriyor. Yeni olan bir başka özellik de EQS'i daha da akıllı bir yol arkadaşına dönüştüren, anlayan, ileriyi düşünen ve sürücüsüyle birlikte gelişen Mercedes-Benz İşletim Sistemi (MB.OS). MB.OS, aracın her yönüne entegre olarak kontrol ediyor. Bu süper bilgisayar, yapay zekâ (AI) ve güçlü çipler kullanıyor ve Mercedes-Benz Intelligent Cloud'a bağlı.

Yenilikçi iç mekân özellikleri, markanın imzası olan "Welcome home." hissini yaratan, eşsiz bir konfor ve aidiyet duygusu oluşturuyor. Ön koltuklardaki yenilikçi, ısıtmalı emniyet kemeri soğuk havalarda rahatlatıcı bir sıcaklık sağlarken, yeni açık damarlı antrasit kavak ağacından, mat cilalı ahşap süslemeler ve macchiato beji ve uzay grisi döşeme renklerindeki ikonik dikişler Mercedes-Benz amblemini yansıtarak araca her girildiğinde eve ulaşma hissini güçlendiriyor.

Carl Benz'in tam 140 yıl önce ilk otomobilin patentini almasından bu yana, Mercedes-Benz sürekli olarak yenilik yapmaya ve müşterileri için dünyanın en arzu edilen otomobillerini yaratmaya kendini adadı. EQS ile marka, bu mirası geleceğe yönelik olarak tutarlı bir şekilde geliştiriyor ve liderlik iddiasının altını çiziyor. Yeni EQS'teki en önemli yeniliklerden biri de Elektronik Direksiyon. Mercedes-Benz, bu teknolojiyi seri üretim bir otomobile getiren ilk Alman otomotiv üreticisi olarak, 140 yıllık inovasyonun otomotivin geleceğine nasıl bir yol açtığını bir kez daha gösteriyor.

Önemli bilgiler

Seyahatte yeni seviye: Yeni EQS 450+, 926 km'lik WLTP menzili1 ile elektrikli mobilitede yeni bir standart belirliyor. Bu menzil, zaten uzun menzili ile bilinen önceki modeline kıyasla yüzde 13'lük bir artış anlamına geliyor. Bu, İstanbul ile Sivas ya da Münih ve Paris gibi şehirleri zahmetsizce birbirine bağlayarak uzun mesafeli yolculukların önünü açıyor.

Menzil desteği: 800 volt teknolojisi, yüksek performanslı hızlı şarjı mümkün kılıyor; böylece 350 kW'a kadar şarj, 10 dakikada 320 km menzil sağlıyor. (WLTP) 2 400 volt istasyonlarında ise batarya akıllıca bölünerek her iki yarısı da 175 kW'a kadar verimli bir şekilde şarj edilebiliyor.

Frenleme sırasında enerji artışı: 385 kW'a kadar reküperasyon, verimliliği yaklaşık üçte bir oranında artırıyor. Bu verimlilik artışı, frenleme sırasında daha da fazla enerji geri kazandırıyor.

Tamamen yeni bir yönlendirme duygusu: Mercedes-Benz, yeni EQS ile 140 yıllık inovasyon geleneğini sürdürerek, seri üretim bir otomobile3 elektronik direksiyonu getiren ilk Alman üretici oldu.

Daha parlak ışık: Standart DIGITAL LIGHT, önceki modellere göre yüzde 40 daha geniş yüksek çözünürlüklü bir görüş alanı oluştururken yüzde 50'ye kadar daha az enerji tüketiyor. ULTRA RANGE uzun far, yaklaşık 600 metreye kadar aydınlatma sağlıyor.

Mükemmel sürüş: Bulut tabanlı yeni AIRMATIC amortisör kontrol sistemi sayesinde yeni EQS, uzun yapay hız tümseklerinin üzerinden adeta süzülerek geçiyor. Sönümleme ayarı, hız tümseğine gelmeden hemen önce elektronik olarak ayarlanıyor.

Yeni nesil sürüş destek sistemi: [4] Güçlü bilgisayar mimarisi, sahip olduğu 27 adede kadar sensörle, üst düzey güvenlik ve destek sağlıyor. MB.DRIVE PARKING ASSIST artık boş alanları daha etkili bir şekilde algılıyor, çapraz park etmeyi mümkün kılıyor ve önceki modele kıyasla yaklaşık yüzde 60 daha hızlı olarak saatte 5 km hıza kadar otomatik park ediyor.

Yapay zekalı süper bilgisayar: Mercedes-Benz İşletim Sistemi (MB.OS), yeni modeli şimdiye kadarki en akıllı EQS yapıyor. MB.OS, aracın her yönüne entegre olarak kontrol ediyor ve düzenli şekilde uzaktan (OTA) güncelliyor.[5] Yeni MBUX nesli aynı zamanda yapay zekayı entegre ediyor. MBUX Sanal Asistan[6] karmaşık diyaloglar yürütebilirken, çeşitli avatarlar daha kişisel bir etkileşim sağlıyor.

“Vay canına” etkisi yaratan ekran: Standart MBUX Hyperscreen, üç ekranın aktif bölgelerini 55 inçten büyük tek, kesintisiz bir cam yüzey altında birleştiriyor.

Cesur yüz: Dik, ışıklandırılmış Mercedes-Benz yıldızı, güven ve açıkça ayırt edilen bir duruş sergiliyor. Yıldız şeklinde amblemli güç kubbeleri ve gündüz farları, çarpıcı yeni ön kısmı simgeliyor. EQS, AMG Tasarım Konsepti ile arkadan aydınlatmalı yıldız desenli dinamik bir radyatör ızgarası sunuyor.

Rahatlatıcı etki: Ön koltuklardaki yenilikçi ısıtmalı emniyet kemeri, soğuk havalarda 44°C'ye kadar rahatlatıcı bir sıcaklık sağlıyor. Bu, hızlı konforun yanı sıra markanın imzası olan "Welcome home." hissini de garantiliyor.

Arka koltukta birinci sınıf konfor: İki adet 13 inç ekran ve akıllı özellikler, MBUX son teknolojiye sahip eğlence sistemini gerçekten birinci sınıf bir deneyime dönüştürüyor. Yolcular, yeni taşınabilir MBUX uzaktan kumandalarıyla araç özellikleri ve kişiselleştirilmiş eğlence üzerinde zahmetsiz dokunmatik kontrolün keyfini çıkarıyor.

Rahat nefes alın: 9,82 dm³ HEPA filtre, gelen havayı temizleyerek partiküllerin yüzde 99,65'ine kadarını dışarıda tutuyor. 

Aerodinamik şampiyon: EQS, sadece 0,20'lik[7] bir sürtünme katsayısıyla şimdiye kadar üretilmiş en aerodinamik otomobiller arasında yer alıyor. 

Güç depolama ünitesi: Yeni EQS, bataryasını günlük kullanım için esnek, akıllı bir enerji kaynağına dönüştürüyor. Bu sistem, batarya gücünü doğrudan şebekeye (araçtan şebekeye) veya eve (araçtan eve)[8] aktarabiliyor. Enerji ağına sorunsuz bir şekilde bağlanarak tamamen yeni kullanım senaryolarına imkân veriyor.

Eşsiz bir EQS için neredeyse sonsuz seçenek: Açık damarlı antrasit kavak ağacından ahşap süslemeler, etkileyici bir iç mekân vurgusu katıyor. Macchiato bej/uzay grisi ikonik döşeme, Mercedes-Benz amblemini yansıtıyor ve gerçek bir "Welcome home." duygusu yaratıyor. MANUFAKTUR Özel Üretim programı 150'den fazla renk seçeneği ve 400 iç mekân rengi sunuyor.
Devamı
Mercedes-Benz eActros
Mercedes-Benz Türk’ten DHL Supply Chain Türkiye’ye 3 Adet Mercedes-Benz eActros 600 Teslimatı
Mercedes-Benz Türk, lojistik sektöründe elektrikli dönüşüme katkı sağlayan yeni bir teslimata daha imza attı. Bu kapsamda DHL Supply Chain Türkiye’ye 3 adet Mercedes-Benz eActros 600 çekici teslim edildi. Şirket, bu yatırımla operasyonlarında batarya elektrikli ağır ticari araç kullanımını artırmayı hedefliyor.

Mercedes-Benz Türk, dünyanın lider lojistik firması DHL Group bünyesinde faaliyet gösteren DHL Supply Chain Türkiye’ye 3 adet Mercedes-Benz eActros 600 çekici teslim etti. Filoya katılan yeni araçlar, şirketin farklı lojistik operasyonlarında fabrika ve depolar arasında gerçekleştirilen taşımalarda görev alacak. DHL Supply Chain Türkiye, teslim aldığı yeni araçlarla birlikte düşük karbon emisyonlu taşımacılık hedefleri doğrultusunda batarya elektrikli ağır ticari araçların operasyonel kullanımını genişletmeyi amaçlıyor.

Gelişmiş elektrikli güç aktarma sistemleri, 600 kWh kullanılabilir kapasiteye sahip uzun ömürlü LFP batarya teknolojisi ve uzun menzil performansıyla dikkat çeken Mercedes-Benz eActros 600 çekiciler, özellikle yoğun operasyonların yürütüldüğü lojistik hatlarda yüksek verimlilik ve sessiz sürüş avantajı sunuyor.

Baştan sona elektrikli olarak tasarlanan “doğuştan elektrikli” çekici modeli Mercedes-Benz eActros 600, tam yüklü koşullarda 500 kilometreye varan* menziliyle şehirler arası ağır yük taşımacılığında yüksek verimlilik sunan bir alternatif olarak öne çıkarken, gelişmiş güvenlik ve konfor donanımlarıyla sürücü güvenliğini ve konforunu da ön planda tutuyor.

Elektrikli Dönüşüm Hız Kazanıyor

Teslimat töreninde değerlendirmelerde bulundan Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, DHL Supply Chain Türkiye’ye gerçekleştirilen 3 adet Mercedes-Benz eActros 600 teslimatının markayla olan iş birliklerini daha da ileriye taşıyacağına inandıklarını belirterek, yeni araçlarının DHL Supply Chain Türkiye’ye hayırlı olmasını diledi.

Mercedes-Benz Türk Kamyon Ürün ve Pazar Yönetimi Grup Müdürü Serra Yeşilyurt ise teslimata ilişkin yaptığı açıklamada, “DHL Supply Chain Türkiye’ye gerçekleştirdiğimiz bu teslimat, ağır ticari araçlarda elektrikli dönüşümün lojistik sektöründe giderek daha güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Mercedes-Benz Türk olarak geliştirdiğimiz yeni nesil batarya elektrikli araçlarımızla müşterilerimizin sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlıyor; süreç boyunca sunduğumuz operasyon analizi ve mobilite danışmanlığı gibi bütüncül çözümlerle elektrikli taşımacılığa geçişlerini desteklemeyi amaçlıyoruz. DHL Supply Chain Türkiye ile başlattığımız bu iş birliğinin önümüzdeki dönemde yeni projelerle daha da gelişmesini temenni ediyorum.” dedi.

Operasyonlarımız Daha Verimli Hale Geliyor

DHL Supply Chain Türkiye İş Birimi & Nakliye Direktörü Utku Uysal ise konuyla ilgili olarak şu değerlendirmeyi yaptı: “DHL Group 2030 Stratejisi kapsamında "Tercih Edilen Yeşil Lojistik" olmak önceliğimiz. DHL Supply Chain Türkiye olarak 2030 yılına kadar filomuzun çoğunluğunu elektrikli araçlarla güçlendirme hedefimiz var. Bu bağlamda 3 adet Mercedes-Benz eActros 600 çekiciyi bünyemize kazandırmaktan ve böylece Çevresel, Sosyal ve Yönetim ilkelerimiz doğrultusunda sürdürülebilir bir gelecek için attığımız adımları somutlaştırmaktan mutluluk duyuyoruz. Düşük karbon emisyonlu taşımacılık hedefimize emin adımlarla ilerlerken Mercedes-Benz Türk ile başlattığımız bu iş birliğinin önümüzdeki dönemde farklı projelerle daha da güçlenmesini temenni ediyoruz.”
Devamı