• Mercedes-Benz Türk Yetkili Satıcıları ve Servisleri Derneği
Menü
Tüm Haberler
Otomotiv
Mercedes-Benz yeni EQV ve yeni V-Serisi şimdi daha da şık
· Mercedes-Benz’in MPV modelleri markanın yeni iş modelini izliyor.
· Yeni EQV ve yeni V-Serisi daha da şık ve çekici hale geldi.
· Yeni tasarım, akıllı ve dijital ağ çözümleri dahil ek konfor özellikleri ve gelişmiş sürüş destek sistemleriyle artık daha çekici.


Mercedes-Benz gelecekte van modellerinde farklı bir stratejik yaklaşım izleyecek. 2023’te ticari vanlar için premium bir strateji hedeflendiği paylaşıldı. Tüm Mercedes-Benz binek otomobillerinde olduğu gibi, gelecekte yeni geliştirilecek ve bireysel kullanım için konumlandırılacak tüm MPV’lerde lüks stratejisi uygulanacak. Mercedes-Benz, bu stratejik değişikliği, 2026'dan itibaren çıkacak olan modüler ve ölçeklenebilir Van Elektrik Mimarisi'nin (kısaca VAN.EA) kullanıma sunulmasıyla tam olarak uygulamayı amaçlıyor. Yeni kişisel kullanıma yönelik orta boy MPV’ler EQV ve V-Serisi bu yolda önemli bir kilometre taşını oluşturuyor. Her iki model de yeni dış ve iç tasarımıyla daha da gelişmiş bir yapı ortaya koyuyor. Özellikle daha akıllı dijital ağ çözümleri ek konfor ve güvenlik sağlıyor.

Geleceğe açılan köprü

Mercedes-Benz EQV ve V-Serisi MPV'ler Avrupa ve Asya pazarında oldukça beğeniliyor. Müşteri yelpazesi, ailelerden eğlence meraklılarına ve VIP kullanımdan iş insanlarına kadar uzanıyor. Modeller, geniş iç hacimleri, yüksek konforları ve kaliteli ve benzersiz tasarımlarıyla öne çıkıyor. Ayrıca çok sayıda donanım serisiyle farklı kişiselleştirme seçenekleri de sunuyor. EQV modeli AVANTGARDE olarak sunulurken, V-Serisi ise baz versiyon dışında STYLE ve AVANTGARDE serileri ve ürün gamının tepe noktası olarak EXCLUSIVE versiyonlarıyla satılıyor. Ayrıca V-Serisi için AMG Line ve Gece Paketi dışında EQV için Dış ve İç Tasarım Paketleri gibi opsiyonel tasarım paketleri de mevcut.

Mercedes-Benz Hafif Ticari Araçlar, MPV'lerini daha çekici hale getirerek pazardaki konumunu daha da güçlendiriyor. Bu, segmentin zirvesinde daha kârlı bir büyümenin yolunu açıyor. Önümüzdeki birkaç yıllık süre boyunca yeni araçlar sadece üst seviye MPV deneyimine değil, aynı zamanda tamamen elektrikli bir geleceğe de köprü oluşturacak. 2026 yılından itibaren pazara sunulacak olan yenilikçi ‘tamamen elektrikli’ araç mimarisi VAN.EA bu geleceğin temel unsurunu oluşturuyor. Gelecekte tüm yeni geliştirilen MPV’ler bu platforma dayanacak. VAN.EA aynı zamanda Mercedes-Benz’in sürdürülebilir iş stratejisindeki en önemli dönüşüm hedeflerinden biri olan 2039'dan itibaren net karbon nötr yeni araç filosuna sahip olma yolunda da önemli bir kilometre taşını oluşturuyor.

Kusursuz bir görünüm için yeni dış tasarım

Yeni EQV ve V-Serisi yeni görünümleriyle de farklılaşıyor. Daha da geliştirilen tasarım, her iki modele de kendi segmentlerinde daha farklı ve özgün bir görünüş sağlıyor. Yeni ön tasarım, farklı formlara sahip radyatör ızgarası ve güçlü tampon tasarımıyla dikkat çekici bir görünüm oluşturuyor. Donanım seviyesine bağlı olarak radyatör ızgarasını bir LED ışık bandı çevreliyor. Ürün gamının tepe noktasını oluşturan V-Serisi EXCLUSIVE ilk kez kaputunda prestijli, dik bir Mercedes yıldızı yaşıyor. Standart veya donanım seviyesine bağlı olarak opsiyonel olarak sunulan, zarif tasarımıyla adaptif MULTIBEAM LED farlar, tüm versiyonlara ek şıklık kazandırıyor. Arka cephe Mercedes-Benz yazılı yeni krom şerit ve yeni LED aydınlatma grubu benzersiz bir görünüm oluşturuyor. Dış hatları karartılan arka aydınlatma grubu böylece daha net bir ışık imzası oluşturuyor. Şık ve çekici görünümü, aerodinamik açıdan optimize edilen 17, 18 ve 19 inçlik yeni alaşım jantlar dışında dört yeni gövde rengi tamamlıyor.

İleri teknoloji görünüm ve ek konfor özelliklerine sahip yeni kokpit tasarımı

İç mekân dijitalleşme odaklı gelişmiş bir görünümle dikkat çekiyor. Kokpiti, iki adet 12,3 inç geniş ekran, şık yeni havalandırma ızgaraları ve kapasitif eller serbest algılama özelliğine sahip yeni nesil direksiyon süslüyor. Modern ileri teknolojili tasarım, MPV’lerin tarzını ve kalite algısını yukarıya taşıyor.

Yeniden tasarlanan orta konsol, istek üzerine akıllı telefon kablosuz şarj özelliğini de destekliyor. Anahtarsız çalıştırma işlevi, ısıtmalı direksiyon ve gece sürüşü için kısık arka kabin aydınlatması olmak üzere bazısı opsiyonel birçok yeni özellik kabin içi deneyimini ileriye taşıyor. 64 renkli ortam aydınlatması daha kişisel ve konforlu bir ortam oluşturuyor. Yeni V-Serisi ve EQV, arka tarafa daha kolay erişim sağlamak üzere, standart olarak aracın sol tarafında sürgülü bir kapıyla donatılıyor.

MBUX bilgi-eğlence sistemi: Akıllı, etkileşimli ve kişisel

Yeni MPV modeller standart olarak sunulan en güncel MBUX (Mercedes-Benz Kullanıcı Deneyimi) bilgi-eğlence sistemi ile benzersiz bir dijital ve etkileşimli deneyim sunuyor.

Sezgisel ekran ve kullanım konsepti, çok sayıda bilgi-eğlence, konfor ve araç işlevi için kişiselleştirilmiş öneriler sunuyor. Merkezi ekran, direksiyon üzerindeki dokunmatik kumanda yüzeyleri, orta konsoldaki dokunmatik yüzey veya daha da optimize edilen öğretilebilir sesli asistan ‘Hey Mercedes’ üzerinden kontrol ediliyor. En güncel MBUX nesli ayrıca artırılmış bilgi işlem gücü, elektrikli araçlara özel ek işlevlerle EQV görselleri ve merkezi ekranda park desteği gösterimi gibi ek avantajlar sağlıyor.

Mercedes-Benz'den farklı dijital ekstralar

MBUX bilgi-eğlence sistemi çok sayıda dijital ekstra özellik de içeriyor. Bunlar, yeni EQV ve V-Serisi'ni daha akıllı hale getirirken günlük hayat da daha kolay ve verimli oluyor.

MBUX'ın yüksek çözünürlüklü merkezi ekranı üzerinden elektrikli araçlara özgü ekran ve ayarlar yönetilebiliyor. Sistem, kabin ön iklimlendirme ve araç şarjı için kişisel ayarların yanı sıra Electric Intelligence gibi özellikler içeriyor.

Sürüş destek sistemleri: Her zaman daha fazla destek

Gelişmiş ve ek işlevlere sahip güvenlik ve destek sistemleri modellerin çekiciliğini daha da artırıyor. Örneğin, Aktif Fren Desteği artık çapraz trafik işlevi de içeriyor. Bu işlev sürücüyü yolda karşıdan karşıya geçen yayalara ya da karşıdan gelen araçlara ve tehlikeli sollama manevralarına karşı uyarabiliyor. Ayrıca acil durumlarda fren yaparak müdahale edebiliyor ve dönüşlerde yardımcı olabiliyor.

Yeni EQV ve V-Serisi zengin standart donanımla yollara çıkıyor: ATTENTION ASSIST, yağmur sensörü dahil Far Yardımcısı, Aktif Mesafe Yardımcısı DISTRONIC, Kör Nokta Yardımcısı, Aktif Şerit Takip Yardımcısı, Akıllı Hız Yardımcısı ve Park Paketi.

Uzun Far Yardımcısı PLUS işleviyle adaptif MULTIBEAM LED farlar ilk kez sunuluyor. Ayrı ayrı kontrol edilebilen 84 LED hücresine sahip farlar, ışık huzmesini farların mevcut trafik koşullarına bağlı olarak son derece hızlı ve hassas şekilde ayarlanmasını sağlıyor. Uzun Far Yardımcısı PLUS, yolu, diğer sürücülerin ve yolcuların gözlerini kamaştırmadan, en etkin şekilde aydınlatıyor.

Yeni sürüş destek paketi farklı ek işlevler de içeriyor. Paket, rota bazlı hız uyarlaması ve trafik sıkışıklığında gelişmiş otomatik yeniden hesaplama özelliğine sahip Aktif Mesafe Yardımcısı DISTRONIC, Aktif Direksiyon Yardımcısı ve Aktif Hız Sınırı Yardımcısı özelliklerini içeriyor. Yeni 360 derece kameralı park paketi, park ve manevraları kolaylaştırıyor. 3 boyutlu görüntüleri kullanarak kamera destekli park sürecinin 360 derece görselleştirilmesini sağlıyor. Park paketi; Aktif Park Yardımcısı, Arka Çapraz Trafik Uyarısı, Yaya Acil Durum Freni ve Uzaklaşma Yardımcısı işlevlerini içeriyor. Ayrıca bir çeki demiri ve otomatik şanzımanla birlikte bir römork manevra yardımcısı da bulunuyor.

Zengin ürün çeşitliliği

Tamamen elektrikli yeni EQV, maksimum 150 kW (204 hp) ve sürekli 70 kW (95 hp) güç üreten elektromotoru 90 ve 60 kWsa (WLTP: karma enerji tüketimi: 29,43-27,04 kWsa/100 km; karma CO2 emisyonu: 0 gr/km) olmak üzere iki batarya boyutu ile satışa sunuluyor. EQV, verimli enerji geri kazanım sistemi ve gerçek dünyada verimliliği ve menzilini daha da artıran optimize edilmiş termal yönetimin de katkısıyla 277-365 km arasında elektrikli WLTP sürüş menzili sağlıyor. Tamamen elektrikli MPV, standart olarak hem evde hem de şarj istasyonlarında 11 kW'a kadar alternatif akım (AC), ayrıca hızlı şarj istasyonlarında 110 kW'a kadar doğru akım (DC) şarjını destekliyor. Hızlı şarj istasyonunda yüzde 10-80 SoC (Şarj Durumu) yaklaşık 40 dakika sürüyor.

Yeni V-Serisi, başarısını kanıtlamış olan verimli dizel motor OM654’e sahip. Bu motor üç farklı performans seviyesiyle sunuluyor: 120 kW (163 hp), 140 kW (190 hp), 174 kW (237 hp) (WLTP: karma yakıt tüketimi: 8.7-6.9 lt/100 km; karma CO2 emisyonu: 229-182 gr/km).

9G-TRONIC otomatik şanzıman ve farklı şasi ve sürüş modları seçenekleri, tüm versiyonlarda çevik ve konforlu sürüş özellikleri sağlıyor. İçten yanmalı motor seçenekleri arkadan itişliyken dizel versiyonlar için ayrıca isteğe bağlı olarak dört tekerlekten çekiş sistemi de sunuluyor. Elektrikli versiyonlar ise önden çekişli olarak sunuluyor.
Devamı
Elektrikli Otomobil
Tamamen Elektrikli, Tamamen Mercedes.
Mercedes-Benz ile elektrikli sürüş keyfinizden ödün vermeyin.

Tamamen elektrikli EQS modeli, lüks ve üst sınıfın yeni modüler elektrikli platformunu kullanıyor. Bu gelişmiş platform sayesinde aks mesafesi, iz açıklığı, batarya ve tahrik üniteleri gibi sistem bileşenleri modüler olarak konumlanıyor.

Kolay ve esnek şarj: Evde veya yolda.

Evde ve yolda akıllı çözümler ile kapsamlı şarj teklifi hakkında daha fazla bilgi edinin. Sürekli büyüyen şarj altyapısı, akıllı enerji yönetimi ve ayrıca uzaktan kumanda ve navigasyon hizmetleri sayesinde herhangi bir ödün vermeden tamamen rahat bir şekilde elektrikli sürüş yaparsınız.

Ayrıca Mercedes me Charge ile tüm Avrupa'da 250.000'den fazla halka açık şarj istasyonunda çevre dostu enerjiyle şarj edebilirsiniz. Mercedes-Benz, yüksek kaliteli menşe kanıtları yardımıyla, Mercedes me Charge üzerinden alınan miktara denk elektriğin yenilenebilir enerji kaynaklarından şebekeye geri aktarılmasını sağlar.
Devamı
Yeni Modeller
Tamamen Yeni Mercedes-AMG GT Coupé
Performans, duygu ile buluşuyor.

Şimdi Yeni Mercedes-AMG GT Coupé'yi deneyimleyin. AMG ACTIVE RIDE CONTROL süspansisiyon sistemi, aktif aerodinamik veya AMG Performance 4MATIC+ ve en önemlisi yoğunluk kavramını tamamıyla kendine özgü bir şekilde tanımlayan üstün motoru sayesinde günlük hayatta veya yarış pistinde tutkulu performansın keyfini çıkarın.

Dış tasarım: Performans, duygusallıkla buluşuyor.

Yeni Mercedes-AMG GT Coupé'nin büyüleyici tasarımı, tasarım netliğini, duygusal çizgisini ve spor otomobil ölçülerini Mercedes-Benz’e özgü bir performans ifadesiyle ortaya koyuyor. Tamamen AMG çatısı altında geliştirilen bir otomobil olarak, dururken bile üstün performansa ve heyecan verici sürüş dinamiğine olan tutkumuzu açıkça göstermektedir.

İç mekan: Performans ilhamla buluşuyor.

Yeni Mercedes-AMG GT Coupé, daha otomobile ilk binildiği andan itibaren eşsiz bir spor otomobili sürmenin heyecan verici hissini yansıtır. Kullanılan malzemeler, tasarım, sportiflik ve seçkinlik AMG DNA'sından ilham alınarak bir araya getirilmiştir: AMG Performance direksiyon simidinden, AMG'ye özgü içeriklere sahip gösterge paneline ve zarif nappa deri döşemeye sahip AMG Performance spor koltuklara kadar.
Devamı
Karşılaştırma
E-Serisi, BMW 5 Serisi’ni yendi
İki otomobil dağın yamaçlarında park ederken gecenin gölgesi de kendini yavaş yavaş gösteriyor. Akşamın sessizliğini motorların soğuma çıtırtıları bozuyor. Tam da günün anlam ve önemine uygun bir manzara. Bu iki otomobilden sadece biri zirveye çıkabilecek. Aslında çok yeni ve uzunca bir süre daha bizimle olmaya devam edecek, ancak diğer yandan Mercedes'in W 214'ün sunumunda açıkladığı üzere bundan böylece içten yanmalı motor platformunda başka bir E-Serisi olmayacak. Bu, dokuz nesil ve 70 yıldır Mercedes'in sahip olduğu her şeyi temsil eden bir modelin en güncel evrimine heyecanlı bir şekilde dikkat çekmek için sıra dışı bir iletişim stratejisi. Bu model her zaman dönemin beklentilerini karşılıyor ve her zaman ilerlemenin hızına ayak uydurmakla kalmıyor, aynı zamanda ilerlemeyi belirliyor. 

Öte yandan bu yolda tek başına da ilerlemiyor. 1972 yılından bu yana BMW 5 Serisi, Mercedes’e bu yolda eşlik ediyor. Kimi zaman bir adım önde, kimi zaman ise bir adım geride ikili kıyasıya bir rekabet halinde segmente yön veriyor. 

Farklı stratejiler

Mercedes, E­Serisi’ni yarı-hibrit ve şarj edilebilir hibrit içten yanmalı motorlarla sunarken, tamamen elektrikli motoru ayrı bir elektrikli araç platformu üzerinde EQE adı altında sunuyor. BMW farklı bir strateji izliyor. BMW, tıpkı 4 Serisi ve 7 Serisi’nde olduğu gibi 5 Serisi’nde de çoklu enerji platformu stratejisi uyguluyor. Yeni bir nesilde yenilik beklentisini 5 Serisi boyut açısından karşılıyor. Yeni 5 Serisi uzunluğu ile 2008-2015 yılları arasında lüks sınıfta hüküm süren F01 kasa kodlu 7 Serisi seviyesine ulaşmış durumda. Ancak ne var ki, dış boyutlardaki bu artış iç mekana, Mercedes örneğinde olduğu kadar yansımıyor. Yeni nesil 5 Serisi önceki nesle göre 11,1 cm daha uzun. Ancak sadece 4 cm arka koltuk yolcularına diz mesafesi olarak yansıyor. Ayrıca genişliği 2 cm ve yüksekliği 4,7 cm arttı. Bu artış da iç mekana pek yansımıyor. Daha çok teknik yapıya feda edilmiş durumda.

Günün sonunda bu platformda farklı enerji çözümleri için alan gerekiyor. İ5 örneğinde bir veya iki elektromotor ile büyükçe bir batarya. Şarj edilebilir hibrit çözümde içten yanmalı motor, elektromotor ve kompakt bir batarya. İçten yanmalı seçenekte ise mekanik bir dört tekerlekten çekiş sistemi. Tüm bu sistemler farklı alan gereksinimleri anlamına geliyor. Böylece en fazla alan kaplayan sistem minimum boyut gereksinimini belirliyor. Ayrıca BMW araç ağrılığa bağlı olarak farklı yürüyen aksam bileşeni tercih edebiliyor. Örneğin i5 M60 xDrive, 520d xDrive’dan yaklaşık 480 kg daha ağır. Bu da araca uygun çözüm anlamına gelebiliyor. Elektrikli araçta örneğin ses yalıtımlı rulmanlar veya dört tekerlekten çekişli araçların ön aks taşıyıcısın da alüminyum panel kullanıyor. Bu çözümler elbette ideal ağırlık dağılımını hedefliyor. Veya test aracında olduğu gibi adaptif amortisörler veya dört tekerlekten yönlendirme (maksimum 2,5 derece açılı) gibi işlevler ise BMW’den beklenen sürüş özelliklerine hizmet ediyor. 

Mercedes de E-Serisi için arka aks yönlendirme özelliği sunuyor. Hatta 4,5 derece açı ve adaptif havalı süspansiyon ile daha da ileriye taşıyor. Ayrıca iç mekanı kaliteli malzemeler süslüyor. Ancak koltukların rahatlığı 5 Serisi’ndeki opsiyonel Konfor koltuklar kadar iyi değil. Bunun dışında Mercedes daha rahat kullanım özelliklerine sahip. Direksiyon kollarındaki 
dokunma hassasiyetli yüzeyler hariç daha büyük dokunma yüzeyleri kullanım kolaylığı sağlıyor. Ayrıca sesli komut sistemi 
de daha iyi çalışıyor. 

Çevir-bas pek işe yaramıyor

BMW birçok kez iDrive adındaki merkezi kumanda çözümünün en iyisi olduğunu kanıtladı. Ancak bu örnekte kullanıcı arayüzü dokunmatik ekran ve sesli komut sistemine odaklanıyor. Öte yandan çok sayıda alt menüden oluşan menü dizilimi pek de çevir-bas tipi merkezi kumanda çözümüne uygun değil. Dolayısıyla düne kadar çevir-bas mantığı ile el yordamı ile ulaşılan işlevlere aynı oranda pratik bir erişim mümkün olmuyor. Özellikle yolda yalnız değilseniz, sürekli olarak sesli komut sistemiyle sohbet etmek istemezsiniz. Bir de şu 5 Serisi’ndeki dijital gösterge ekranı konusu var. Ekran teması pek de bir anlam ifade etmeyen “Kişisel”, “Rahatlatıcı” veya “Modern” gibi tanımlamalara göre değişiyor. Görünümü çok banal olduğu gibi bilgi içeriği de zayıf okuması da kolay değil. Artık motorları çalıştırma zamanı. Her iki örnekte de 2,0 litre hacimli dizel motor söz konusu. 520d iki adet sırayla devreye giren turbo ile 197 PS güç ve 400 Nm tork üretiyor. 220 d ise tek bir VTG­Turbo ile yine 197 PS güç ve 440 Nm tork sağlıyor. Ayrıca 220 d’de dizel motoru 17 kW/205 Nm sağlayan çok daha güçlü bir kayış tahrikli marş jeneratörü yarı-hibrit sistemi oluşturuyor. Marş jeneratörü özellikle ilk hızlanma anında ek güç sağlıyor, ama aynı zamanda daha akıcı bir sürüş de sağlıyor. Bunun dışında daha yoğun bir enerji geri-kazanımı sağlıyor, daha hızlı ve daha sık şarj ediyor. Böylece E-Serisi çok daha yoğun, çok daha sık ve çok daha uzun süre sessizce süzülebiliyor yolda. İki adet NOX ile emisyonları arındırılan OM 654 motor sarsmadan tekrar devreye giriyor. Bunun dışında dokuz vitesli otomatik şanzıman son derece uyumlu bir şekilde vitesleri değiştiriyor. BMW’nin 520d’de kullandığı sekiz vitesli şanzıman aynı uyumu göstermiyor. 

BMW, yeni dizel motorun emme kanallarını ve yanma odalarını kapsamlı bir şekilde revize etti. Ayrıca eksantrik yönetimi, enjeksiyonlar, egzoz sistemi ve Common­Rail sistemi elden geçirildi. Altı silindirli motorlarda şanzımana entegre edilen lektromotor yerine dört silindirli motorlarda kayış tahrikli bir marj jeneratörü devreye giriyor. Bu uygulama kesinlikle motorun canlılığına ve performansına olumsuz yansımıyor. Aksine daha düşük elektromotor desteğine karşın 520d performans disiplininde küçük de olsa bir avantaj sergiliyor. Küçük performans avantajına karşın tüketim dezavantajı daha fazla. Test ortalamasında 6,9 lt/100 km ile 6,6 lt/100 km tüketim değerleri söz konusu. Hatta Eko ölçümlerinde BMW 5,0 lt/100 km ile oldukça tutumlu olmayı başarırken E 220 d 4,5 l/100 km ile yüzde 10 daha da tutumlu olmayı başarıyor.

Daha üst düzey bir Benz 

220 d 4Matic; arka aks yönlendirme ve havalı süspansiyonuyla slalom parkurunda sadece 5 Serisi’nden daha hızlı olmakla kalmıyor, aynı zamanda AMG
C 63 Performance+ gibi performans odaklı bir sporcuyu da alt ediyor. Ayrıca test pistinde sergilediği performans kadar trafiğe açık yollarda da sürüş özellikleriyle dikkat çekiyor. Daha gergin bir kuruluma sahip olan BMW daha direkt hatta biraz fazla direkt çalışan direksiyon sistemiyle sinirli hissettiriyor. Bu da zaman zaman yorucu olabiliyor. Ayrıca boyutları nedeniyle virajlı karayollarında büyük hissettiriyor. Önceki nesillerin aksine G60, artık sürüş sırasında kompakt bir his yaratmayı başaramıyor. Direkt çalışan direksiyon sistemi ve dengeli ağırlık dağılımına karşın kıvrak hissettirmiyor. Kütlesiyle virajlarda 
önden kayma eğilimine giriyor. Bu noktada dört tekerlekten çekiş sisteminin değişken oranlı tork dağılımı da çözüm olmuyor. 4Matic bu noktada ön aksa daha 
fazla tork aktarabiliyor ve böylece tutunma kaybı oluşmuyor. Oldu ya, viraja biraz aceleci girdin, E-Serisi arka aks yönlendirmenin de etkisiyle çizgisine sadık ve son derece dengeli bir şekilde viraja giriyor ve çıkıyor. Hiçbir şekilde dengesizleşmiyor veya huzursuz etmiyor.

İlk etapta oldukça hızlı olduğunu düşünsen de, bir sonraki virajda tempoyu biraz daha arttırıyorsun. Ön tekerlekler yere daha istekli basarken arka kısım da stabil kalmaya devam ediyor. Aslında bunu daha da abartabilirsin, ancak belli bir noktada abartmayı bırakıyorsun. Hayır, otomobil limitlerine ulaştığı için değil, 
yeterince hızlı hissettiğin ve otomobil beklentinin ötesine geçtiği için. Bu arada E-Serisi, üstün yol tutuş özelliklerini onu lüks sınıfta en üst seviyeye aşıyabilecek gelişmiş bir konfor seviyesiyle harmanlıyor. Mühendisler biraz gergin bir kurum tercih etmişler. Bu da yol dalgalarındaki salınımları azaltıyor. E-Serisi yol bozukluğunu güzelce filtreliyor ve ardından hızla esneme hareketini durduruyor. Ayrıca sistem sert darbeleri de güzelce sönümlüyor. Bu denli üstün yol tutuş ve konfor dengesi benzersiz ve tamamen yeni standartlar getiriyor. Otomobil tutkunları olarak bu otomobilin son dönemde moda haline gelen bağlantı veya akıllı otomobil söylemlerinden uzak olmasından mutluyuz. Bu tamamen bir otomobilde neyin önemli olduğu açıkça vurgulanıyor: otomobil kullanmak. Her zaman olduğu gibi bu konuda BMW de çok iddialı. BMW de üst seviye bir süspansiyon konforuyla yolcularını şımartıyor. Biraz daha gergin bir kuruluma sahip sistemin yol bozukluklarına daha fazla tepki vermesi ve bunları iç mekanda daha fazla hissettirmesi ise tam da BMW’den beklenen bir 
karakteristik. Ancak Mercedes öylesine üstün bir sürüş özelliği sergiliyor ki, BMW bu noktada geri planda kalıyor. 

Yolda kendi kendine

BMW 5 Serisi şimdilik bir konuda tek: kendi kendine sürüş. Mercedes E-Serisi önümüzdeki yıldan itibaren otoyolda kendi kendine sürüş ve şerit değişikliği
yapabilecek. Aslında bugün de yapabilir, ancak henüz izin verilmiyor. BMW ise 135 km/s hıza kadar otoyol pilotu ile eller direksiyonda olmasa da kendi 
kendine sürüş yapabiliyor. Navigasyona bir hedef girildiğinde 5 Serisi sollama yapmak üzere şerit bile değiştirebiliyor. Ancak bunu sadece kesin olarak 
haritalandırılmış otoyollarda yapabiliyor. Sistem ekranda bir şerit değişikliği işareti veriyor. Sürücünün ise ilgili yan aynaya bakarak süreci onaylaması yetiyor.

Aslında Mercedes’in yürüyen aksam kurulumu gibi BMW’nin otonom sürüş özellikleri de Alman otomobil mühendisliğinin mükemmelliğini teyit ediyor. Ne de olsa, otomobil üreticilerinin Alman markalarına saldırması şu sıralar çok moda. Öte yandan Tesla, Nio, Aiways, Build Your Dream gibi markalar, abartılı mucize otomobillerinin, 5 Serisi ve E-Serisi gibi; otonom, konforlu, verimli ve dinamik bir şekilde sürüş yaptıklarını gösterebilsinler. Aslında bu tablo, bu ikilinin fiyatlarını da açıklıyor. Evet, bu test araçları 80.000 Euro sınırının üstünde. Ancak bu sınıfta mümkün olanın en iyisini temsil ediyorlar. Evet, bütçeleri zorlayan 
bedeller, ama bu Mercedes ve BMW için her zaman böyle oldu. Elbette bu bedeli vermek istemeyenler de olacaktır. Öte yandan BMW ve Mercedes'in asla yapmayacağı bir şey var, o da mümkün olan en iyi otomobilden daha azını geliştirmek. Bu arada BMW çok iyi bir 5 Serisi yaratmayı başardı, ama Mercedes, 
kendi platformundaki son E-Serisi ile ve özellikle dört silindirli dizel ile bugüne kadarki en iyi otomobillerden birini yarattı.


Kaynak: Auto Motor und SportS
Devamı
Basın Açıklaması
Yeni Tebliğ ile otomotive yatırım yapan yetkili satıcılar cezalandırılıyor
OYDER’den Basın Açıklaması (5 Aralık 2023)
 
Bazı Elektrikli Araçların İthaline İlişkin Yayınlanan Yeni Tebliğ, Türkiye’de yerleşik yetkili satıcılıkları ve ticareti temelinden etkileyecek nitelikte…

T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından 29 Kasım 2023 tarihinde çıkarılan “Bazı Elektrikli Araçların İthaline İlişkin Tebliğ” ile Avrupa Birliği menşeili ve Serbest Ticaret Anlaşmaları ile ülkemize ithal edilen araçlar haricindeki tüm elektrikli araçların ithalatı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı veya yetki verdiği kurumca düzenlenen “izin belgesine” bağlı hale getirilmiştir.

İzin Belgesinin temini için 30 gün süre verilmiş ve bu süre içerisinde yerine getirilmesi imkansız birçok şart ileri sürülmüştür. Bu şartların yerine getirilmemesi halinde araçların ithalatına izin verilmeyeceği ve ilgili markanın etkilenen modellerinin Türkiye’de satışının durdurulacağı ifade edilmiştir.

Türkiye’de otomotiv sektörünün tamamı yerli ve milli sermayeden oluşan yaklaşık 5 Milyar Dolar ile en yüksek yatırım seviyesine sahip yetkili satıcılık teşkilatları açısından, ticaretin sürdürülebilirliği ilişkin bu tebliğ önemli sakıncalar doğurmuştur.

Yetkili Satıcılık mesleği açısından ortaya çıkan sakıncalar ve tehditler aşağıda özetlenmiştir:

1. Tebliğin yayınlanmasından önce ülkemize ithalat izni almış ve satışına başlanmış olan marka ve modeller için distribütörler ile yetkili satıcılar arasında bayilik sözleşmeleri imzalanmış ve markanın belirlediği standartlara uygun yatırımlar gerçekleştirilmiştir. Yeni tebliğ ile ilgili markanın modellerinin ülkemize ithalatı duracağı için, yeniden izin belgesi alınana kadarki süreçte yetkili satıcıların araç kaynağı kesilecek ve ticaret tamamen duracaktır. Bu markalara yatırım yapmış olan yetkili satıcılar için ilk etapta zarar, sürecin uzaması halinde de iflas kaçınılmaz olacaktır.

2. Tebliğ ile distribütörlerin 7 bölgede 20 adet TS 12047 ve TS K 646 belgeli servise sahip olmaları şart olarak ileri sürülmüştür. Ülkemize ithalat yolu ile gelen tüm araçlar için aslında geçerli olan bu hüküm sadece elektrikli araçlar için distribütörün sahibi olması şartı ile genişletilmiştir. Türkiye’de 50 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren yetkili satıcılar, üretici standardında yetkili servisler ile bu görevi üstlenmiş ve devam ettirmektedir. Yeni hüküm ile tüm bölgelerde yetkili satıcılar kendi yaptıkları yatırımlarına karşılık bir de distribütörün aynı işkoluna yatırım yapması sonucu ile karşılaşıp rekabet etmek zorunda kalacaklardır. İşveren statüsündeki distribütör ile aynı alanda rekabet etmek yetkili satıcılar açısından verimsiz bir yatırıma neden olacaktır.

3. Yeni yayınlanan tebliğ tüm markaların en az 40 çalışan ile bir çağrı merkezi sahibi olmasını da amir hüküm olarak getirmektedir. Yetkili satıcıların gerçekleştirdiği satışların ardından servis ihtiyacı doğan tüketiciler yetkili satıcılar ile bu ihtiyaçlarını gidermek yerine çağrı merkezi aracılığıyla distribütörün sahibi olduğu servislere yönlendirilecektir. Bu da serbest rekabet açısından ayırımcılık doğuracak ve yetkili satıcıların iş hacminde önemli bir düşüşe neden olacaktır. Zaten elektrikli araçların içten yanmalı araçlara göre çok daha az servis girişine ihtiyacı olması nedeniyle düşecek olan iş hacmi, çağrı merkezi ve distribütörün sahibi olduğu servisler nedeniyle iyice azalacaktır.

OYDER’DEN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ:

T.C. Ticaret Bakanlığı tarafından ithalatın önüne geçilmesi ve yeni dönemin parlayan yıldızı elektrikli araçların satışının kontrol altına alınması amacına yönelik hazırlandığı anlaşılan tebliğ, bu amacın dışında yerleşik düzeni ve tamamlanmış yatırımları tehdit edecek boyutta bir sonuç doğurmaktadır. 

Türkiye’de 1.270 plaza ile tüm illeri kapsayacak şekilde yaygın bir teşkilata sahip olan yetkili satıcılar açısından yukarıda sıralanan sakıncalara yönelik çözüm önerilerimiz aşağıda kamuoyunun dikkatine sunulmaktadır:

1. Tebliğe eklenen distribütör tarafından sahip olunan 7 bölgede 20 servis ibaresi, yetkili servisleri kapsayacak şekilde değiştirilmeli ve üretici standardında servis veren yetkili satıcılar ile yapılan anlaşmanın kapsam içinde değerlendirilmesi sağlanmalıdır. Yetkili satıcılar 50 yılı aşkın süredir gerçekleştirdikleri görevi TSE’nin belirlediği standartlarda yapmaya devam etmeli ve distribütör ile rekabete girmek zorunda bırakılmamalıdır.

2. Tebliğ ile getirilen eğitim ve çağrı merkezi şartları için hem distribütöre hem de yetkili satıcılara gerekli altyapıyı hazırlamak için makul bir süre tanınmalıdır. Henüz ne MYK tarafından ne de TSE tarafından bir eğitim müfredatı hazırlanmadığı için verilen 1 ay süre içerisinde bu eğitimlerin tüm çalışanlar için tamamlanması imkansızdır. Bu sürenin en az 1 yıl olarak revize edilmesi önerilmektedir.

3. Tebliğ öncesinde ithalat iznini alarak satışına başlanmış marka ve modeller için ithalat izin belgesinin temini için verilen sürenin uzatılması ve tamamlanmış yatırımları bulunan yetkili satıcıların mağdur edilmemesi gerekmektedir. Bu sebeple, tebliğin bu marka ve modeller için başlangıç süresinin en az 1 yıl olarak revize edilmesi önerilmektedir.

Elektrikli araçların satışı ve kullanımı sırasında tüketici mağduriyetini engelleyecek her türlü tedbirin yanında olduğumuzu ancak bu bakışın menşei fark etmeksizin tüm elektrikli araçlar için geçerli olmasının da serbest rekabet açısından önemli olduğunu ifade etmek isteriz.

Ülkemizde hiçbir yetkili satıcısı olmayan, servis ağı kurulmamış bazı markaların sadece üretildikleri ülke kapsam dışında olduğu için mağduriyet yaratmasının da bu şekilde ortadan kaldırılacağına inanıyoruz.

Tüm kamuoyuna saygılarımızla bildiririz.

OYDER - OTOMOTİV YETKİLİ SATICILARI DERNEĞİ
Devamı
Etkinlik
OYDER 100. Yıl Cumhuriyet Balosu
Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. Yılı kutlamaları kapsamında,  14 Ekim 2023 tarihinde bir Cumhuriyet Balosu düzenledi.

OYDER Cumhuriyet Balosu adı ile tertip edilen balo, Çırağan Sarayı Balo Salonunda gerçekleştirilmiştir. Baloya tüm Yetkili Satıcılar, Sektör Temsilciler, Siyaset ve Kamu Yöneticileri ve sponsorlar katılmıştır. Çırağan Sarayı'nda gerçleştirilen OYDER Cumhuriyet Balosu’nun gelirleri MEB ile TED arasındaki protokole uygun olarak 100 depremzede çocuğun eğitim bursu olarak kullanılmıştır.

18.00 – 20.00 Kokteyl ile başlayan OYDER Cumhuriyet Balosunda;

Kokteyl içerisinde özel alanda Sunay Akın ile Tarihi Sohbeti ve Atatürk Resimleri Sergisi yer almıştır. Ayrıca Baloda

20.00 – 24.00 Akşam Yemeği ve Balo

Akşam yemeği sırasında 

Hatay Akademi Senfoni Orkestrası “Atatürk’ün Sevdiği Şarkılar”

Zeybek Gösterisi

Ayhan Sicimoğlu Orkestrası performansları programları yer almıştır.
 
Cumhuriyetimizin 100. Yılına yakışır bir organizasyon ile tüm sektörü bir araya getiren OYDER'in Cumhuriyet Balosunda kıyafet kodu; tarihteki Cumhuriyet Baloları ile benzer şekilde, erkekler için smokin/koyu renk takım elbise, kadınlar için tuvalet olarak belirlenmişti. 

Türkiye otomotiv sektörünün en önemli buluşmasını bu balo ile gerçekleştiren OYDER, balo geliri ile depremde eğitim olanakları kısıtlanmış çocuklara da  burs vermenin gurununu yaşattı.
Devamı